Mandalina
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Mandalina
Latin dilinde (—) (—) (—) demektir. Alina adında bir pirincpirim kızı yapmıştır. Süleyman Han zamanında Hüsrev Bey feth eylemişti, ancak yine küffâr istilâ edip hâlâ küffâr elinde kalmıştır. Kırka Sancağı toprağıyla komşudur. Kalesi, deniz kıyısında bir sarp kaya üzerinde beyaz bir küçük kaledir, ama Hırvatistan iskelesi olduğundan çok kâfirleri vardır, ama deniz kıyısı varoşu kıbleye bakan bir şirin büyük şehirdir ki göklere baş çekmiş çan kuleli milleri var.
Bağ ve bahçesinin haddi sayısı yok iken bu kadar bin İslâm askeri bu bağlarda konup çeşit çeşit sulu meyvelerini yedikten sonra bütün İrem bağlarına Ebâ Müslim baltası üşürüp harap ettiler. Zira yeri cehennem kâfirler, askerlerin geleceğinden haberdar olunca asla av cinsi bir şey bulunmayıp bağları ve bahçeleri yerle bir oldu. Oradan kıble yönüne giderken bağlar içre ancak 10 adet beygirler avlanıp sürdük.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗