Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiMarmaris
TÜRKIYE

Marmaris

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Marmaris

(—) tarihinde bizzat Süleyman Han, Rodos fethine geçmek için erken tarihle yapılmıştır. "Hayli büyük kale yapın" diye ferman çıkmıştır. Taşlık ve dar yerde bulunmakla çepçevre büyüklüğü 400 adım bir küçük kaledir. Bir yüksek ve yalçın kaya üzerinde, dört köşe gayet sağlam ve müstahkem kaledir.

Daha sonra Süleyman Han saadetle gelip Rodos'a geçerken bu kaleyi gezip mimara hitaben "Ya mimar, bu kale azdır" demiştir. "Mimar azdır" diye diye bozulmuş şekliyle Marmaris derler. İsim sebebi odur.

Deniz kıyısında bir mavi yalçın kaya üzere dört tabyalı bir kaledir ve yalçın kaya üzerinde olmakla hendeği yoktur. Ve kuzeye bakar bir kapısı var. Kemeri üzerinde dört köşe beyaz mermerde tarihi vardır, ama yazılmadı.

Kale içinde ancak dizdar, imam, müezzin ve kayyım hanesi ve buğday ambarları var, başka şey yoktur.

Bir kemer altında minaresiz bir mescidi var. Ve 30 neferi vardır, dizdarı liman sahibi ağadır.

Taşra varoşu kayalar arasında 50 adet kiremitli, 1 camili ve 1 hamamlı varoştur. İskele başında kârgir bina bir hanı var ve kapısı üzerinde dört köşe bir beyaz mermerde tarihi böyle yazılmıştır:

" Benâ hâze'l-imârete fî ümmi Sultanü'l-berreyn ve hâkânulbahreyn malikü memaliki'l-Arab ve'l Acem zıllullâhi fi'l-'âlem esSultân ibn es-Sultârı es-Sultân Süleymân Hân ibn es-Sultân Selim Şâh halledallâhıı mülkehu ilâ inkirâzi'd-devrân li-sene isnâ ve 'ışrîn ve tis'amie, ketebehu Hasan Çelebi ibn Ahmed el-Karahisarî" [922] diye ketebesi vardır.

Ama sanki bu hat açık sihirdir. Mermer ustası öyle kazmış ki sanki kudret kalemi ile yazılmıştır.

Bu hanın önünde 8 dükkân vardır, hanın saçağı altındadır. Han kireç sıvalıdır, kurşun örtülü değildir. Deniz kıyısında 10 adet bezirgân mahzenleri vardır. Mallarla ağzına kadar doludur. Cami dört köşe kârgir yapı, 12 ağaç sütun üzere tavandır. Daha üstü kireç sıvalıdır ve minaresi yoktur. Cami önünde bir âbıhayat su akar, bütün halk o sudan kullanırlar. Ve hamam camiin mihrabı önündedir.

Kaleden başka bütün hayrat Süleyman Han annesinindir. Ama gayet ada yerdir. Havası gayet ağırdır ve halkı yaz günleri dağlara çıkıp hava alırlar ve kaleyi nöbetle beklerler. Bağ ve bahçe olmaz, ama koyun, sığır ve ekin gayet iyi olur

Burada bütün metadan gümrük alınır, Rodos topçularına aklâmdır. Senede 17 bin akçe Marmaris kullarına verilir. Limanında beşer altışar okka levrek balığı çıkar. Ve bu liman bin parça gemi alır, sekiz rüzgârdan emin iyi yataktır. Ve limanın sonunda yüksek ağaçlar gölgesinde bir namazgâhı vardır. Ve bir âbıhayat suyu kaynayıp çıkar, gayet lezzetli sudur. Dört tarafı kârgir yapı duvardır, gelen geçen yolculara dinlenme yeri bir namazgâhtır.

Bu kalenin iki tarafı da limandır. Her gece körfez taşra alıp Rodos'a çeker ve gündüz Rodos'tan Marmaris'e çeker acayip hikmettir. Limanın sağ tarafı bir daracık boğazdır. İnsan ayağını sıvayıp geçmek mümkündür. Bir kere kâfir bizim bir firkatemizi o boğaza kıstırıp liman ağzında demir atıp yatar. Derhâl o firkate reisi yazılan sığdan firkateyi beri tarafa aşırıp kurtuldu. Sabahleyin kâfirin yattığı boğaza bizim firkate vardı. El vilâyete haber edip tüm vilâyet halkı boğazın iki tarafından kâfir gemilerinin hepsini, aman vermeyip fethederler. Böyle bir sığ boğazdır.

Hâlâ o sığ yerde büyük velilerden Gözcü Baba gömülüdür. Tüm gemiciler ona inanırlar, her an adak gönderirler. Marmaris'ten kuzeye bir kurşun menzili uzaklıkta Pilav Tepesi demekle meşhur bir sivri tepe vardır, orada,

Yakub Baba ziyareti sırrı aziz olsun Süleyman Han ile konuştuğunda "Var Sarı oğlan Yefrahu l-mü'minîne bi-nasrillâh" [Kuran, Rum, 4-5] âyetini okuyup Rodos'u al" diye keramet gösterip bu âyet tarih olunmuştur. Fetihten sonra Süleyman Han, Yakub Dede'yi merhum bulmuştur, sırrı aziz olsun.

Bu Marmaris gerçi Menteşe toprağında, ama Süleyman Han yapısı olmakla Rodos'ta Süleyman Han mütevellisi hükmündedir. Salb u siyaseti, cürm ü cinayeti onun elindedir. Hâlâ Rodos Eyaleti'dir. Yazım sırasında Süleyman Şah öyle yazmıştır. Ama kaleden bir top menzili Gökova kadısı hükmündedir. Adı geçen namazgâha her cuma Gökova kadısı gelip dava görür.

Bu limanın güney tarafı derya aşırı Tarahiye kazası'dır ve Menteşe Sancağı'dır. 8 saat güneye sarp ağaçlık ve taşlık dağlardır ki Allah saklasın yaya adamdan başka hiçbir şeyin yürümesi mümkün değildir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗