Menkub (Mangup)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Menkub (Mangup)
Yapıcısı Ceneviz kefereleridir, ama fatihi (— ) tarihinde Bayezid Han'dır, Gedik Ahmed Paşa eliyle. 7 kere bu kaleye sefer edip sekizincide 7 bin yeniçeri kırdırıp fethetmiştir. Gedik Ahmed Paşa'nın şehitliğinin sebebi bu kale fethinde yeniçeri kırdırdığı için olmuştur.
"Zira dört tarafı fetholup ortada kalmış kale kuşatma ile olmayıp yürüyüş ile kullarımı kırdırdın" diye Gedik Paşa katlolunmuştur.
Hâlâ Kefe Eyaleti'nde voyvodalıktır. Ve 150 akçe kadılıktır. 70 pare nâhiye köyleridir. Başka hâkimleri yoktur. Ancak dizdarı ve 15 adet hisar eri vardır, zira Kırım'ın iç elidir.
Kalesinin şekli: Göklere doğru baş uzatmış bir beyaz kayanın burnunda yüksek bir kaledir. Bu kalenin olduğu kayanın çepçevre büyüklüğü 20 bin adım kuşatır bir düz çemenzar ve lâlezar ovadır. Bu kayanın dört tarafı biner arşın cehennem çukuru dereleridir. Ve her tarafının altları Bîsütun Dağı gibi boştur. Sanki bir mantar gibi beli ince, yukarısı geniş yaratılmış kaya üzerinde sahradır. Bir tarafından bu kaleye varılmak imkânsızdır, ancak kapısı yolundan tarafa varılsa mümkündür. Ama 7 kat sarp burçları var, kapılardan geçmeye muhtaçtır ki her bir kapısı tehlikeli derbende verir kapılardır. Hemen düşmanın oturduğu yerlerden aşağı taş yuvarlasa yeter, gayri top ve tüfenk atmak lazım değildir. Hatta bu kayadan yüksek dört tarafında yüksek kayalar yok iken Allah'ın hikmeti bu kaya üzerinde üç yerde âbıhayat çeşmeler ve su kaynakları vardır.
Kalesi, bu yüksek dağın doğu [122a] tarafında bir burunda bulunmaktadır. Ancak bir kat kaim duvar çekilmiştir. Başka kaleler gibi bu kale duvarında bedenler ve benzersiz kuleler yoktur. Diğer uçurum yerlerinde de kale duvarları asla yoktur ve lazım da değildir, zira Yed-i Kudret ile bu kaya kale yaratılmıştır.
Batı tarafa açılır bu uçurumda bir küçücük demir kapısı vardır, araba değil at bile güçlükle girer çıkar. Fetih sırasında bütün kapukulu yeniçeriler burada şehit olmuşlardır.
Bu iç kalede asla ev yoktur. Ancak taş kubbeli kiliseden bozma bir mescidi ve bir uzun kiremit örtülü evi var ve bir su kulesi var elli ayak merdiven ile inilip su alınır. Bu iç kale kapısı üzerinde Ceneviz keferesinin hattıyla bu kalenin tarihi var. Daha üstündeki dört köşe kulede kâfir sarayı imiş, hâlâ şimdi içinde cebehane, top ve tüfenk mühimmatları durur.
Bu kale bütün zamanda kilitli durur, anahtarları dizdar elindedir, içinde asla insan yoktur.
Bu iç kale kapısından doğu tarafa yüz adım uzak geniş bir meydanda hemen Sultan Bayezid-i Velî Camii var, eski tarz çatma kiremit örtülü minaresiz bir küçük camidir. Hatta kapısı üzerinde dört köşe burcunda celî hat ile tarihi budur:
Sahibü'l-hayrât Sultân Bâyezîd,
Etmişidi bunda bir câmi bina,
Rüzgâr ile harâba müşrifin,
Gördü anı Cizyedâr Mehmed Ağa,
Hak Taâlânın rızâsın gözleyüp,
Et di ihya Camii kıldı binâ,
Haşre dek ola ibâdet tarihi,
Mahz-ı lütfundan kabul ede Hudâ. Sene 1056.
Bu camiin ancak bir kapısı var. Etrafında hiç evler yoktur, hemen bir yeşillik yerde eski bir mabetgâhtır. Bu camiden biraz aşağıda 1 Müslüman mahallesi, 1 mescidi, 100 adet kiremit örtülü haneleri, 1 küçük hamamı ve 2 adet çeşmesi var, başka yapı yoktur. Bu mahalden aşağı baştanbaşa 7 adet Yahudi mahallesidir toplam bin kadar kiremit örtülü Yahudi evleri vardır ki murdar ve pislerdir.
Toplam 80 adet tabak (debbağ) dükkânları vardır. Bütün Yahudiler güderi ve kösele işlerler. Kırım ülkesinde Menkub köselesi meşhurdur. Ancak 2 adet kasap dükkânı ve 1 bozahanesi vardır. Bütün Yahudiler Karayı mezhebinde Çufutlardır. Diğer Yahudiler bu mezhepte olan çufutları sevmezler. Yemeklerinde kaşer (helâl) ve turfa (yasak) nedir bilmezler. Her kimin nimeti olursa say yağlı da olsa ve siniri çıkmamış her ne tür et olsa yerler. Bunlar Yahudilerin Kızılbaşlarıdır ve mahşer günü bunlar Kızılbaş'a binmezler, ama öbür İsrailî Çufutlar mahşer gününde Kızılbaş'a binerler derler. Mısra:
Râfizî rûz-ı kıyamet har buved zîr-i Yehûd.
demişler.
Bu Çufutlar gerçi İsrailî ve Musevîlerdir, Tevrat ve Zebûr okurlar, ama asla Çufut dili bilmezler, tamamen Tatarca konuşurlar ve mor çukadan Tatar kalpağı giyerler, şapka giymezler. Mahbûbları çoktur, zira bu Menkub'un suyu ve havasının tatlılığından Yahudi çocukların yüz renkleri kızılca olup ceylan gözlü, kırmızı yüzlü ve şirin sözlü oğlanları olur. Hatta Kırım diyarının oğlancı mahbûb dostları buraya gelip gulamparelik ederler. Hafta alçak, adi, aşağılık bir oğlan avcısı bu beyti terennüm etmiş. Saçma-sapan beyt:
Bir Yahudi pîçeye dîn aşkına zerk eyledim,
Aferîmler eyleyüp şeytân tahsîn eyledi,
demiş, çirkin işi gibi pislik yemiş.
Bu taşra kaya kalenin 2 adet kapısı var, biri bu Çufutlarm küçük kapısıdır ki kuzey tarafa açılır, yüklü at giremez, ondan taşra tamamen debbağ dükkânlarıdır. Bir kapısı da doğu tarafa açılır, iç kale altında Müslimler kapısıdır. Yalçın kayaları kesip yol etmişlerdir. Bu yoldan içeri bir kâfir kilisesi var. Kapısı üzerinde dört köşe beyaz mermerden bedeniyle bir at üzerinde eli mızraklı bir adam atının ayağı altında bir ejderhayı öldürmüş şekilli taştan oyulmuş bir heykeldir ki sanki büyüleyicidir.
Bu kalenin içinde ve dışında binlerce mağara var ki gören insan hayran kalır. Bütün Kırım Vilâyeti halkının değerli malları bu Menkub Kalesi'ndeki mağaralarda saklıdır, zira bu kale yeryüzünde ne Mardin'e, ne Şebinkarahisarı'na, ne Van'a, ne İmadiye'ye, ne Dühek'e, ne Akra'ya, ne Acem'de Malu'ya, ne Kahkaha'ya, ne Zübdaniye'ye ne Şıkıf Kalesi'ne, ne Mora diyarında Benefşe Kalesi'ne, ne Afyonkarahisarı'na ve ne Amık Kalesi'ne kısacası bu yazdığımız kalelerin birine bile bu Menkub Kalesi'nin benzemek ihtimali yoktur. Zira bu kalelerin her birinin birer çeşit eksikliği vardır, ama bunun içinde zahiresi olduktan sonra Silifke Sancağı'nda Ermenek Kalesi'ne denk bir Menkub Kalesi'dir. Onun için Cengizî tarihçiler kaleye Kırım Kahkahası demişler. Allah korusun. Zira bu hemen Kudret Eli'yle kale için yaratılmıştır. Bunu görmeyen cihanda bir kale gezip gördüm, [122b] demesin.
Dört tarafı kayalarında şahin, zağanos, balaban, devlingeç ve miski kartallar yuva etmişler. Hatta aşağı derelerinde bir adam bir nara atsa kayaları yarım saat gök gürültüsü gibi gürül gürül gürleyip insan dehşete kapılır. Hatta Kırım Vilâyeti fethedilip 7 yıl bu kale kâfir elinde kalıp Gedik Ahmed Paşa bu kadar asker kırdırdığı için kendisi de padişahın öfkesiyle şehit olduğundan bu kaleye Menkub dediler. Kırım dilinde ismi (—) dir. (— ) (— ) (— )
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗