Merere Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Merere Kalesi
Hâlâ Nemse çasarı hükmünde Zirinoğlu toprağında bir düz yerde bulunan eski bir kaledir. Bir hayli mesafeden görünüp dağlar içinde yattık. Oradan yine doğu tarafa,
--------------------------------------
Oradan yine batı tarafa alelacele geçip 7 saat bataklık içinde gitmekten canlarımızdan bıkıp usandık. Kılavuzlarımızın uyarıları üzere hepimiz pür-silâh hazır olup giderek,
Altında konduk. Kanije'ye esirlerimizle gelirken bu kaleyi uzak mesafeden görüp dağlar içinde yatmış idik, ama şimdi yanında konup seyrettik. Hâlâ Nemse çasarı hükmündedir.
Bu da bir düz geniş ovada bulunup iç kalesinde yine kale gibi bir sanatlı yapı eski kilisesi var. Budin Veziri İsmail Paşa bu kiliseyi lağım ile atıp bütün papazlarıyla kilisenin duvarları havaya savrulup bütün papaz, bıtrik ve ruhban keferelerinin leşleri yerde yatardı.
Bu kale içinde 40 adet ümmet-i Muhammed esir bulunup hepsini kurtarıp kalenin cebehanesi ve toplarını tamamen Kanije'ye gönderip kalesini yerle bir etmişler. Bu viranede Allah'ın hikmeti bir esir tutup,
"İslâm ordusu ne tarafa gitti?" diye sorduğumuzda sorumuza cevap vermeyip inat ettiği için boynunu vurup pis leşini bıraktık.
Oradan geçip giderken yol üzerinde kurulmuş bir İslâm askeri çadırı bulduk. İçinde bir adam hastalıktan mı açlıktan mı ölmüş kalmış. Yüzünü ve kulaklarını tilkiler ve çakallar yemiş. Ondan bildik ki İslâm askerleri çok sıkıntı çekmiş ve bizler de o mahallin çamur deryası sıkıntısını ve kahrını çekerek,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗