Müzeyrib (Muzayrib)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Müzeyrib (Muzayrib)
Hicretten sonra Hazret-i Ebubekir zamanında bu kaleyi Hâtem-i Tay yeniden yapmıştır. O asırda Şam üzere serdar olmuştu.
Bu mahalde bu kale çok gerekli olmakla yapmıştır. Sonra zamanla biraz haraba yüz tutup (—) tarihinde (—) Hatun tamir etmiştir.
Kalesi bir kara taşlık içinde bir bayır üzere dört köşe bir taştan kara kaledir, ama gayet sağlamdır. Çepçevre büyüklüğü 800 adımdır. Dizdarı ve 80 adet hisar eri vardır. Kuzeye bakar bir demir kapısı vardır. Cebehanesi ve topları mükemmeldir.
Paşa ağalarından bir ağa Havran hâkimi olup 300 adamıyla burada kalır. Ve 150 akçe Havran kadısı da burada sakin olur. Nahiyesi 270 parça köydür.
Kale içinde 50 adet nefer haneleri, 1 camii ve 1 hamamcığı var, ama çarşı pazardan iz yoktur. Kale içinde mahzenler vardır. Paşaların, emirü’l-haccın ve kiler emininin, kısacası bütün hacca gidecek mîrî mal tahıl ve diğer tüccarın yiyecek ve içecek metaları 5-6 ay önce mahzen mahzen doldurulur. Bütün hacılar, doğu tarafta Busrâ dağlarından gelip batıya akarak Minye Gölü'ne karışan ve bu kalenin dibinde akan Hürreyân Nehri'ni köprüden geçti. Karşı tarafta bu nehir kenarında Hüseyin Paşa hazretleri otağını kurup konup diğer hacılar da kol kol çadırlarıyla kondular.
"Zilkade ayının başına kadar 10 gün 10 gece oturaktır. Ey hacılar bütün ihtiyaçlarınızı görün" diye tellâllar çağırıp herkes ne ihtiyaçları varsa görmeye koyuldular. Günden güne dört taraftan hacılar gelip öyle toplandılar ki 6.300 çadır ve yük sayıldı. Zira "Haccü'l-ekberdir" diye o kadar hacı geldi ki hesabını Cenâb-ı Bârî bilir.
Bu ordunun dışında 5 bin çadır ve kulübe ile esnaf çadırları var idi. Gece gündüz durmadan arttı. Bunlardan 300 ekmekçi dükkânı, aşçı, somuncu, bezci ve ipekçi dükkânları var idi. Diğer dükkânlar da ona göre kıyas oluna.
Hakir görmek için yaya yürüyüşle ordunun bir ucundan bir ucuna tam 8 bin adım idi. Omuz omzu sökmez insan deryası idi. Can otundan başka bu pazarda dîbâ, şîb, zerbâf, atlas, kâmhâ, dârâyî, hârâ ve türlü türlü değerli kumaşlar satılır. Zira 40-50 bin Şam hacılarının 5-6 Mısır hâzinesi malları bu pazarda sarf olunup 40-50 bin deve için Arap kabilelerine verip deve alırlar. Araplar da zengin olup yılda bir kere bu pazarda çoluk çocukları için çeşit çeşit değerli kumaşlar ve nadir giyecekler almaya gelip insan denizi olur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗