Nebeveyn
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Nebeveyn
Daha sonra doğu taraftan kuzeye meyilli yola çıkınca Musul'un güney tarafında bir merhale uzaklıkta Medine-i Enver adındaki ünlü şehir harabeleri kalıp bu hakir yoldaşlarımızla Zarb (Zap) Nehrini geçmeyip Dühük Kalesi tarafı yoluna giderken bir menzilde canlı yerler içinde,
Musul toprağında Zarb Nehri'ne yakın bağlı, bahçeli, cami, han ve zaviyeli mamur kasabadır. Hazret-i Yunus ile Hazret-i Circis Nebî evkafı olduğundan Nebeveyn, yani iki peygamber köyü demek olur, ama acımasız hâkimler bu köyleri mîrîye zapt ederler. Onun için iflah ve berhordar olmazlar.
Bu mahallin Zarb Nehri'nden ötesi Şehrezûl (şehrizor) Eyaleti toprağıdır, Kerkük Kalesi’ne ve Şehrezûl Kalesi'ne gider.
Hazret-i Ömer oğlu Hazret-i Abdullah Allah onlardan razı olsun: Bir sofa üzerinde gömülüdür. Asla kubbesi ve türbedarları yoktur. Defalarca kubbe inşa etmişlerdir, ancak temeli tutmayıp yıkılır. Mezar taşındaki tarihinden bellidir. Musul fethinde bulunup hâkim olmuşlardı. Hâlâ halkın ziyaretgâhıdır. Bu Nebeveyn köylerinden kalkıp yine bir menzilde kuzey tarafa,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗