Nif (Kemalpaşa)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Nif (Kemalpaşa)
Büyük İskender zamanında Kaydefa yapısıdır. Nice devletler eline girip sonunda (—) tarihinde Sarhan Baba Sultan, kutbiyete kadem basmış ulu sultandır, onun zamanlarında Hacı Emet Bey fethidir. Sarhan Bay Sultan'ın beylerindendir. Daha sonra (— -) tarihinde Osmanlılardan Gazi Hudavendigâr namıyla bilinen Sultan I. Murad fethidir.
Kütahya Eyaleti'nde Saruhan Sancağı paşasının hâssıdır. Voyvodası hâkimdir. 150 akçe şerif kazadır ve nahiyesi 70 köydür. Kethüdayeri ve yeniçeri serdarı vardır, ancak müftüsü ve nakibi yoktur.
Kalesi bir yalçın kaya üzerinde beş köşe iki kapılı şeddadi yapıdır. Çepçevre büyüklüğü 2.200 adımdır, içinde birkaç haneler vardır. Kale içinde ve altındaki kayalardan doğan âbıhayatlar tüm aşağı şehre, bağ ve bahçelere taksim olup yayılıp su değirmenlerinden akar abıhayattır ki huzur ile içinden üç taş çıkaramazlar. Ta bu mertebe buz parçası soğuk sudur.
Aşağı varoş sâfî kayalar içinde, dere ve tepelerde kurulmuştur. Ve büyük ağaçlar içinde İrem Bağı gibi bir şirin kasabadır. Marmara şehri bu da yüksek bir dağın eteğindedir. Tüm evleri kuzeye nazırdır. Bu şehir doğudan batıya uzunlamasına kurulmuştur.
Ve 1.200 kiremit örtülü hanelerdir. Ve bin hane kadar bağı, bahçesi ve değirmenleri ile harap olmada evleri var, ama mamur olanları 8 mahalledir ve 9 mihraptır.
Bunlardan cemaati çok çarşı içinde Emet Bey Camii, eski tarzdır. Kapısı üzere yazılan tarihi budur:
"Amiruhu el-abdü'l-fakîr el-Hâc Emmet bin Osman" dır.
Kapısı ceviz ağacı levhasından Fahrî oyması gibi ibretlik bukalemun nakışlı ve sanatlı kapıdır. Allah bilir, bütün ressam ve kalem ustaları buna denk bir kapı, Behzad nakşı etmeye kâdir değillerdir. Her bir rumî, islimîleri ve diğer çiçekleri birbiri içinde kat kat göstermiş ki görülmeye değer büyük bir kapıdır. Dengi Kırım diyarında Kefe Kalesi'nin Top Kapısı'ndan içeri girince Kule Kapısı Camii'nin kapısı ola. O da ibretlik sanatlı kapıdır. Avlusunun ortasında bir sanatlı abdest havuzu vardır, Nifliler abdest tazelerler. Bu camiin solunda çarşıya inecek 7 basamak taş merdivenli avlu kapısı vardır ve kârgir minaresi gayet düzgündür.
2 hamamı ve 40 dükkânı var. Camiin sol tarafındaki meydanda büyük bir havuz ortasında uzun bir sütun üzerinde bir şadırvan kadehi var, bu da ibretliktir. Kadehin dört tarafından 40-50 yerden kol kalınlığı berrak sular aşağı büyük havuz içine selsebil gibi akıp etrafındaki sofalar üzerinde bulunan âşıklar hava alıp safâ ederler. Bu havuzun dört tarafında göklere doğru uzayıp gitmiş büyük gölgeli çınarlar var, gölgesinden zemine asla güneşin sıcaklığı tesir etmez, İrem Bağı koyağı gibi bir dinlenme yeridir. Etrafında camie bitişik mamur ve süslü âriflerin toplantı yeri kahvehaneler ve başka dükkânlar vardır. Kısacası hemen Nif Şehri bu iç açıcı yerden ibarettir.
Şehrinin suyu ve havası meşhurdur. Halkı âlim ve dindar insanlardır. Ancak halkı o kadar zengin değillerdir. Bir alay kanaat sahibi, fakir ve garip dostu adamlardır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗