Novigrad (Nógrád)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Novigrad (Nógrád)
Sözün kısası, bu kalenin dört tarafı top menzili kadar uzak yerleri alçak topraklı bayırlardır ve aşağıları tümden otluk çayırlardır. Ancak kalenin kendisi bir sahranın ortasında göklere uzanmış, tepesi mavi bulutlara kadar varmış bir yumurta gibi sivri kızıl kaya üzerinde şeddadi kesme taş bir savaş kalesidir ki bu kale için nice kere yüz bin baş oynamış gitmiş bir küçük kaledir, ama afacan ve düşmana onulmaz derttir.
Çevresinde asla hendeği yoktur ve hendek olacak ve kazılacak yerleri olmayıp etrafı tamamen gayyâ kuyusu ve cehennem çukurundan nişan verir uçurum yerlerdir. Ve bütün kayalarında türlü türlü vahşî kuşlar yuva etmişler ki birinin avlanması mümkün değildir.
Tâ bu derece hendek gerekli olmayan sağlam, dayanıklı, yedigen şekilli bir sağlam kaledir. Duvarının kalınlığı 5 adım enlidir ve 40 arşın yüksektir. Bu kale duvarı üzerinde bu hakir adımladım, fırdolayı tam 800 germe adımdır, ama insan adımıdır, tiryaki adımı değildir, yiğit adımıdır.
Hisar içinde kat kat tek katlı ve iki katlı kârgir yapı güzel hanelerdir, ama gayet daracık, avlusuz ve bahçesiz tamamı şindire tahta örtülü hanelerini pencere ve şahnişinlerinden sahralardaki bütün çayır, çemenzar ve ekin yerleri ibret verici bukalemun nakşı gibi görünür.
Bu kalenin kuzey tarafa bakar bir dayanıklı ve sağlam demir kapısı var ve kale içinde bir yüksek kule var ki bu kule bu kaleye iç kale olmuştur. İçinde kaptan sarayı, hazine ve cebehaneden başka bir şey yoktur.
Bu yüksek kulenin dört tarafında kesme kaya hendeği var. Bütün kayası kırmızı zımpara taşıdır ki bütün serhatlere zımparayı bu hendek kayasından kesip götürürler ve hendeği daha derin ederler. Dahi bu bahane ile zımpara ile kâr ederler.
Bu iç kalenin büyük kale içine açılır güney tarafa bakar bir küçük kapısı var, önünde bir ağaç köprüsü var, her gece bu köprüyü makaralar ile çekip kapıya dayayıp siper ederler.
Bu iç kalenin zımparadan kesme hendeği kenarından dış kale duvarına kadar dış kale kat kat 9 bölük duvarlardır. Sanki her biri sandık gibi bölme bölmedir ve her bölme duvarların birer ağaçtan küçük kapıları var ve her bölme içinde avlusuz küçük küçük evleri var. Kuşatma sırasında dış duvarı delip düşman içeri girse elbette bir bölme sanduka gibi duvar içine girilir. Oradan asla gidecek yer yoktur.
Bu duvarların üzerlerinden bölme duvarlar içindeki lağımdan giren adamlar üzerine kumbara ve taşları bırakıp yürüyüş edem diyen adamları helâk edip mecburen içeri giren adamlar yine lağım deliklerinden dışarı kaçarlar. Nice çeşit düşünceler ile bu kaleyi 9 bölük etmişler.
Yine her bölük duvarları üzerinde beden dişleri bulunur ve dış kalesinin duvarı da beden bedendir ki toplam 886 adet beden dişi vardır.
Çepçevre 11 yüksek kuledir, ama Uyvar gibi tabyaları yoktur ve tabya yapacak yeri de yoktur. Bu iç kale yanında bir büyük bölme hisar daha vardır. Bunun da başka bir demir müstahkem kapısı var.
Burada Süleyman Han'ın bir camii var. Kâfirler kilise edip hâlâ altın ile nakışlı mihrabı üzerinde bizim pederimizin hattı ve ketebesiyle "Lâ-ilâhe illallah Muhammedün Resûlullâh" yazısı durur. Ve mimberi de durur. Küffar 72 yıldan beri yıkmamış, ama İsa âyini edecek mabedgâh etmiş. Bu eski mabedgâhta merhum babam ibadet etmiş, gitmiş. Allah'a hamd olsun [135b] bu hakir de 70 seneden sonra 1074'de ibadet etmeye yetmişte yetişmiş olduk, Allah'a şükürler olsun.
Bu Novigrad Kalesi'nin tâ ortasında bir su kuyusu var ki gayyâ kuyusundan nişan verir yalçın kesme kanara kayadandır. Novigrad'm usta Ferhad'ı bu kuyuya öyle Ferhadî kazmalar vurup öyle oymuş ki tâ yeraltına inmiş, su çıkıncaya kadarki boyu tam 100 kulaçtır. Sığır derilerinden örme iştırank ipleri dolaplara bağlayıp suyunu sığırlar çeker.
Bu kale reayalarının nakilleri üzere bu kuyunun suyu tâ İpol Nehri'nden gelir, zira İpol Nehri Orta Macar vilâyetinde Seçan ve Germat kaleleri dağlarından doğup bu Novigrad Kalesi'nin güney tarafından geçip Vişegrad Kalesi karşısında Tuna Nehri'ne karışır.
Bu su kuyusu yakınında bir esir zindanı var, cehennem kuyusundan işaret verir. İçinden 170 adet ümmet-i Muhammed esiriyle 40 adet kâfir suçluları çıktı. Kâfirleri serbest bıraktık. Bütün insanları sapan kemendler ile zorlukla zindandan çıkardık, hepsi kurban bayramı ettiler. Çoğu Tatar kavminden idi, her biri kendi memleketlerine gittiler. 5 yiğit de ceng yerinde bizim top güllelerimize rast gelip kale içinde şehit oldu, daha ayaklarında demirleri dururdu. Hem esir ve hem Hür şehit yiğitleri defnettiler.
Bu kale İslâm elinde iken bir küçücük hamamı var imiş, kapalı dururdu. Hamamı, camii, kaleyi ve bütün evleri İslâm askeri imara başladılar. Kalenin aşağısındaki geniş ovada tâ İpol Nehri'ne kadar büyük bir varoşu var imiş, Kaplan Paşa yer yer harap etmiş. Bu varoşun 5.000 kadar reayası gelip itaat edip bir hafta içinde Osmanoğlu askeri bu varoşa üşüşüp öyle imar ettiler ki anlatılmaz. Hatta bütün hendeğini gayya gibi kazıp iki yerden köprülü kapılar edip fırdolayı 10.000 adım büyük bir varoş çevirdiler ki palanka duvarları üzerinde arabaların gezmesi mümkündür.
Allah'ın hikmeti yârı kılıp bu mahalde Tatar Hanzâde Ahmed Giray Sultan, Orta Macar diyarından 40.000 adet düşman avlayan yel gidişli Tatar ile ve 600.000 atlarıyla, 12.000 Kardaş Kazağı, 70 adet Kazak batmanları, 18.000 seçkin esirleri ve 4.000 araba ganimet mallarıyla büyük bir alay ederek İslâm ordusuna gelip sadrazamla buluşup ziyafetten sonra Hanzâde'ye bir mücevher eyerli ve cevahir rahtlı bir muteber al at, bir mücevher okluk, bir yaldızlı kılıç, mücevher hançer, bir altınlı dîbâ hil'at ihsanlar olup diğer imirzalara, gayri ot ağalarına ve hatmanlara mertebelerine göre ihsanlar ve bağışlar olup otağdan dışarı gider. Novigrad Kalesi bir yaylım top şenliği etmiştir ki yeryüzü hareket etti. Sonra Hanzâde sadrazama 500 adet mahbûb muğanzâde esirleri hediye gönderdi.
Daha sonra Novigrad Kalesi tamamen bakım ve onarımdan geçirilip daha önce Süleyman Han zamanında Budin Eyaleti'nde sancakbeyi tahtı olmak ile yine paşalık yazılıp mansıbı Hamza Paşa'ya sadaka olup Uyvar Eyaleti oldu. Ve 330.000 akçe hâs tayin olunup 40 adet zeamet sahibi, 655 adet timar sahibi, alaybeyi ve çeribaşı yazılıp 150 akçe payesiyle kaza oldu. Ve 2.000 kale kulu ve dizdar, 10 adet neferat ağaları, tüm Vaç Kalesi kulları, 6 oda kapukulu yeniçerileri, 2 oda cebeci, 2 oda topçu ve 10 adet sancakbeyleri ile toplam 31.000 asker bu kalenin varoşunda kalıp,
................(1,5 satır boş)...................
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗