Ortaköy
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Ortaköy
Eski devirlerde tamamen kafirler otururlarmış, sonra Süleyman Han asrında Defterdar (---) Paşa deniz kıyısında bir cami yapmış, diğer ileri gelenler de yalılar yapınca mamur olmuştur. Deniz kıyısında bir derenin iki tarafında 2.300 kat kat yalılar, bağlı ve bahçeli saraylar ve diğer evlerdir. Deniz kıyısındaki yalılardan başta Baltacı Mahmud Ağa Yalısı, Şekerci Yahudi Yalısı, İshak Yahudi Yalısı, (---) zade Yalısı, Mimar Mustafası Yalısı, Safiye Sultan Yalısı, Ekmekçizade Ahmed Paşa Yalısı, Cıgalazade Mahmud Beğ Yalısı, Kara Hasanoğlu Yalısı, Çelebi Kethüda Yalısı ve Nakkaş Paşa Yalısı sayılabilir. Bu yalılardan başka şehir içi kefere ve Yahudiler ile doludur. 200 kadar dükkanları var, bunların çoğu meyhanelerdir. Han, imaret, medrese ve bedesteni yoktur ancak bağ ve bostanları çoktur. Hakimi; Galata mollası naibi, subaşısı ve yeniçeri yasakçısı vardır. Bostancıbaşı da hükmeder, cezalandırması serbesttir.
Ancak Defterdar Paşa Camii ve Baltacı Mahmud Ağa Mescidi var, başka yoktur. Bir hamamı var, Hüsrev Kethüda'nındır ve Mimar Sinan yapısıdır. Havası gayet tatlıdır, tellakları güzeldir. Sebilhaneleri yoktur, ancak deniz kıyısında Tekeli Mustafa Paşa'nın bir hayat pınarı çeşmesi vardır, tarihi budur:
Can-feza çeşme-i sevab oldu. Sene ( ---).
Bu kasabada ziyaret yeri ve başka imaret yoktur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗