Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiOsman Şah Camii
BALKANLAR & KAFKASYA

Osman Şah Camii

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Osman Şah Camii

Toplam 23 adet Müslüman mabedi vardır.

Evvela bunlardan Osmanlı sultanları soyundan 8 adet Cuma camiinin seçkini, mükemmel ve mükellefi Osman Şah Camii'dir ki bir diyarda benzeri yoktur, ancak Tire, Manisa, Bursa ve İstanbul' da vardır. Gerçi küçüktür ama gayet aydınlık, süslü, mamur, gönül açıcı ibretlik bir yapıdır.

Bunda olan yaldızlı avizeler, bunda olan mihrap ve minberdeki sanatlar, bunda olan şirinkarlık ve tasarruflar yapılmış ki övgücüler onun övgüsünde acizlerdir.

Kısacası, güzelliği, hoşluğu ve zarifliği övgüden hariç ve cevher saçan kalemlerin beyanının dışındadır. Gerçekten Sultan Süleyman Han Camii'ni yapan Abdülmennan Ağa oğlu Koca Mimar Sinan bu Allah evi camii yapıp var gücünü sarf etmiştir. Felek atlasında böyle bir işçiliği eskinin bir mimarı, mühendisi etmemiştir. Kıyamete kadar ebedi ola.

Bu nur dolu camiin mina kubbesi 4 köşe duvar üzere yapılmış olup İstanbul'da sanki Selimiye Camii'dir ki içinde asla sütunlar yoktur. Ancak mavi kubbenin kenarlarında kandil yakacak demir parmaklıklı kenarlar vardır. Kıble kapısı gayet sanatlıdır ki kapısı üzere tarihi budur: (---) (---) (---).

Dış sofasında 6 adet ibretlik sütun [239a] üzere 5 adet yüksek kubbe vardır ki her biri gök kubbeye denktir.

Avlusu bir beyaz mermer ile döşenmiş, nakışlı mermer işidir. Çevresi yüksek sütunlar üzerinde kubbelerle bezeli ve medrese odalarıyla donanmış iç açıcı avludur. Bu aydınlık cami şehrin içinden akan (---) nehri kenarında bir düz yeşillik yerde bulunup bütün imareti, medrese ve mektebi, han, hamam ve diğer yapıları tamamen Osman Şah'ın hayratı olup baştan başa yapıları has kurşun ile örtülü bir mamur eserdir.

Ancak şehir kenarında olmakla cemaatten gariptir, ancak ikindiden sonra şehrin dükkan sahipleri, maarif erbabı ve sadık aşıkları bölük bölük bu camiin etrafında olan ağaçlık, yeşillik ve çimenlik yerlerde oturup cavk cavk olup bütün dostlar zevk ve şevk ederler. Zira şehrin bir gezinti yeri budur. Bir geniş, havadar ve yeşillik yerde bulunmuştur. Gerçekten Koca Osman Şah Osmanlı neslinden olup bir kerem sahibi olduğu cami hayratlarından bellidir.

Bu bahtlı şehzade Sultan Bayezid ve Yavuz Sultan Selim vezirlerinden Kara Mustafa Paşa'nın ciğer köşesidir. Sultan Süleyman'ın kız kardeşinin oğlu ve Yavuz Sultan Selim'in kızının oğludur, Sultan Süleyman'dan büyükçe idi. Hatta Selim Şah, Sultan Süleyman'ı katledin diye bostancıbaşıya teslim ettiğinde bostancıbaşı şehit ettim diye bir adamın cenazesini kılıp Eyyub Sultan civarında daha önce gömülü olan Çelebi Şehzade Mustafa yanında o adamı gömer. İleri görüşlü ve Aristo akıllı bostancıbaşı Süleyman Şehzade'yi Kulebahçesi'nde bostancı suretine koyup çapa çaldırır. Ta ki Selim Han Mısır'ı fethedip İstanbul'a geldiğinde hasta olup ahiret tarafları göründüğünde:

"Padişahım, sizden sonra bu tac u taht, raht u baht kime intikal eder? İşte hala padişahım oğulsuz kalıp Sultan Korkud ile Sultan Ahmed kardeşlerinize kıydınız ve ciğer köşeniz şehzade sarı arslan Süleymanınıza kıydınız. Şimdi Osmanlı tahtı sahibi kim olur" dediklerinde,

"Kızımın evladı, Şehzade Osman Şah müstakil olsun" deyince Osman Şah'ı müstakil padişah etmeye tüm kullar karar verirler.

Hemen bostancıbaşı Selim Şah'ın ölümü öncesinde yüz bin yemin billah ile Sarı Süleyman'ı Kulebahçesi'nde bostancı külahıyla ve elinde çapasıyla Selim Şah huzuruna getirip baba ve oğul birbirlerini bağrına bastı. Hemen o an Selim Han 40 gün daha sıhhat bulup bostancıbaşıyı kubbe veziri etti. Kırkıncı gün Selim Han "Rabbine dön" [Kur'an, Fecr, 28] emriyle ahirete gidip Süleyman Han müstakil padişah olunca kul taifesi bir hayli dedikodu edip,

"Selim Han vasiyet etmişti. Biz Osman Şah'ı padişah ederiz, zira ulu şehzadedir" diye söylenince hemen ileriyi düşünen Süleyman Han Osman Şah'ı hemşiresiyle, yani Osman Şah'ı annesiyle bir gecede ılgar ile bu Tırhala Sancağı'na sürdü. Hayat kaydı ile ebedi bu sancağı Osman Şah'a bağışladı. Böylece Süleyman Han dedikodudan kurtulup müstakil padişah olur.

Beri tarafta Osman Şah da tahta çıkmaktan ümidi kesip bu Tırhala içinde bu güzel camii ve nice yüz adet hayratı yapar. Allah rahmet eylesin. Gerçekten de nur dolu bir camidir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗