Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiPápa
BALKANLAR & KAFKASYA

Pápa

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Pápa

Rim Papa malıyla yapıldığından Papa Kalesi derler. 1008 [1599/1600] tarihinde Sultan III. Mehmed Han zamanında Kanije fatihi olan İbrahim Paşa Ungurus serdarı iken 10 bin kadar Fransa kâfiri Beç Kalesi'ne yardıma gelmişti. Adı geçen serdar Beç Kalesi'ni kuşatmayıp başka kalelerin fethiyle ilgilenince Nemse kralı bu yardıma gelen Fransa askerini Papa Kalesi'ne kışlamaya gönderir. Nemse kâfirleriyle Fransızlar Papa Kalesi içinde büyük bir savaş edip Nemseli Fransızların çoğunu kılıçtan geçirirler. Bunun üzerine Fransızlar gizliden Budin'de Lala Mehmed Paşa'ya haber gönderip "Elbette Papa Kalesi'ni size verelim" diye adam gönderirler.

Hemen Lala Mehmed Paşa Budin'den ve Ustolni-Belgrad'dan 10 bin askerle Lala Paşa Kethüdası Abdi Ağa bir gün bir gecede ansızın Papa Kalesi'ni basarlar. Fransa kâfirleri kaleyi açıp bütün İslâm askeri kaleye girince hemen Fransa kâfiri fırsat bulup Macar'ı ve Nemse kâfirlerini kılıçtan geçirirler. Papa Kalesi bu yolla İslâm eline girip 3 bin kadar Fransız, Papa Kalemizde nefer kalıp diğer İslâm askerleri ile dost olup iyi geçinirlerken Nemse çasarı 6 ay sonra Papa Kalesi'ni kalabalık tabur ile kuşatıp tam bir ay savaşarak durdular.

Sonunda bir taraftan yardım gelmediğini görüp kaleden bir karanlık gecede önce Fransızlar dağlara düşüp kaçarlar.

Ardından İslâm askeri de, Ustolni-Belgrad Papa Kalesi'ne altı mil yerdir ki tam bir konaktır, Belgrad'a gelirler. Ancak Nemse Fransa kâfirlerinin ardına düşüp dağlarda, bellerde ve yollarda Fransızları kıra kıra ancak 500 kadar Fransız Ustolni-Belgrad'a can atıp kurtulur.

1008 tarihinden beri bu Papa Kalesi hâlâ Nemse elinde kalıp büyük kaptanlık ve serhad boylarından dört köşeden uzunlamasına 3 kat şeddadi sarp, sağlam kaledir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗