Parga
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Parga
Önce ve sonra Bundukan1 Venedik keferesinin hükmünde olup bizim Delvine toprağındadır. Zerre denli hendekten dışarı alakası yoktur. Kalesi bir sivri dağ eteğinde bir küçük taş yapı güzel kaleciktir. Kaleden dışarıda atlarımızı bırakıp,
"İçeri girelim" deyince kapıcılar,
"Nazaretede beklemeyince kaleye girmek adet değildir, belki sizde yumurcak vardır" dediklerinde hakir,
"Bre hey melunlar, ben kendim size yetişir büyük taunum" diye nice mücadeleden sonra bellerimizden silahlarımızı alıp bizi içeri kaleye koyup generalle buluşup kaleyi temaşa ettik. 500 adım kadar büyüklüğünde bir kapısı karaya doğuya bakmaktadır. Bir kapısı deryaya güney tarafında iskele ve limana açıktır. İçinde 60-70 kadar menhus haneleri vardır.
Ve 7-8 kadar dükkanları var, başka şeyleri yoktur. Ama hendeği gayet mamur olup ağzına kadar deniz suyu ile doludur. Limana ve karaya bakan dirsek tabyaları üzerinde uzun topları var.
Kaptan general hakire bazı hediyeler verdi, oradan çıkıp yine atlarımıza binip limanı kenarınca gidip seyrettik. Bir hayli limandır ki 100 pare gemiler alır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗