Peçin (Beçin)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Peçin (Beçin)
Nice yüz yıl bir cinler beyi zapt edip sonra Menteşe oğlu Ahmed Bey ilim kuvveti ile zapt edip mamur etti. Bey Cin Kalesi'nden bozma Peçin Kalesi derler. Bu da Menteşe toprağında her türlü vergilerden muaf vilâyet fatihi Gazi Ahmed Bey vakfıdır ve Milas nahiyesidir. Kethüdayeri ve serdarı Milas'ta oturur, ancak naibi vardır.
Kalesi, Milas Ovası'na bakan bir yalçın kaya üzerinde göklere baş uzatmış sarp bir kale ve dört köşe şeddadi bir yapıdır. Çepçevre büyüklüğü bin adımdır. Kıbleye bakan bir kapısı vardır. Dizdarı ve 20 neferi vardır. Gayet sarp ve sağlam olmakla Menteşe hâkimleri bütün suçluları burada hapsederler. Yalçın kaya üzerinde olmakla asla bir tarafında hendeği yoktur ve bir tarafından zafer mümkün değildir. Ancak kapısı önünde zemberekli köprünün altında kesme kayadan 10 kulaç hendeği var. Kapının iki tarafında mermer arslanlar heykelleri vardır.
Kale içinde 1 küçük mescidi ve 20 toprak örtülü evleri var, hepsi Milas Ovası'na bakar. Ama taşra varoşu gayet büyük şehir imiş. Hâlâ yapı kalıntıları cihanı tutmuştur. O imaretten hâlâ yüz kadar toprak örtülü bağ u bahçeli evleri vardır.
Bu şehrin dört tarafı büyük kale imiş, hâlâ burçları bellidir. Bu varoşta bir ulu cami vardır. Kıble kapısı üzere tarihi böyle yazılmıştır. Tarih:
"Benâ hâze'l-mescide'l-mübâreke el-Emîrü'l-mu'azzam elmiıfehham el-mansûru'l-muzaffer Sultan Murad bin el-Etrak Şücâ'eddîn bin Eke Han bin Mes'ud azzellâhu ensârehufî sene isnâ ve seb'a mie." [772]
Minaresi yoktur ve toprak örtülü eski camidir. Boyu ve eni yüzer ayaktır. Camii içinde çam direğinden 16 adet sütun vardır. Bu cami önünde Ahmed Ağa Medresesi gayet mamurdur, Ahmed Gazi orada medfundur. Medrese ile kale kapısı arasında büyük bir sofa üzerinde yüksek bir çınar var ki gölgesinde bin adam gölgelenir.
Bu sofanın yol aşırı kıblesinde Gazi Ahmed Bey’in ailesi bir nurlu türbede yatmaktadır. Bu kalenin içinde ve dışında asla çarşı pazar, han hamam yoktur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗