Peygamber Eşmesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Peygamber Eşmesi
56 [676] tarihinde Muaviye yapısıdır. Bir çöllük yerde dört köşe şeddadi taş yapıdır ve çevresi 400 adımdır. Batıya bakar bir kapısı vardır. 5 ayak taş merdiven ile çıkılır.
Bu kale içinde Şam yeniçerilerinden bir çorbacıyla 200 neferi vardır. Topçusu, cebecileri, mükellef topları ve cebehanesi vardır. Bu kale içinde 200 kadar odaları vardır. Ve 1 mescit ve 1 küçük hamamı var. Hazret-i Peygamber Mekke'den Busrâ şehrine ticaret ile giderken bizzat mübarek elleri ile eştiği eşme kale içinde kaynar can bağışlayan bir tatlı sudur. Hacıların ishal hastalığına yakalananları içse Allah'ın emriyle şifa bulur, Resulullah'ın mucizesidir. Onun için Peygamber Eşmesi derler. Bu kale o şeref için yapılmıştır.
Bu eşme kenarında bir mescit var, ancak 5 adam alır, gayet küçüktür. Bizzat Hazret-i Peygamber onda ibadet edip istirahat etmişlerdir. (—) (—) niyetine uykuya varan hasta ve dermansız ise sağlık ve esenlik bulup iyileşir.
Bu kale (—) (—) ile hizmet etseler bir habbe ve cübbeye muhtaç iken bir senede bütün ihtiyaçlardan kurtulup ganimet malına sahip olur. Bu yüzden bu kaleye nöbetçi yazılmaya can atarlar.
Bu kalenin kuzeyinde büyük bir bürke var. Kaleden gizlice (—) (—) (—) bu bürkeye bakar. Zira çöl Arabi daima gelip suyu keser.
Bu mahalde 200'den fazla eşmeler var ve herkes gece çadırları önünü eşerse su çıkar ama tuzludur. Hayvana iyidir, insanı ishal eder. Az içmek gerektir. Her şeyin fazlasında zarar vardır.
Bu kalenin dört tarafı mahsullii köyler olduğundan mamur köyleri ve geniş ovaları vardır. Nice yüz bin Urban çadır ve obalarıyla konup hepsi mallarını getirip alışveriş edip hacıları doyururlar.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗