Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiPili (Pyli)
BALKANLAR & KAFKASYA

Pili (Pyli)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Pili (Pyli)

Biliyo adında bir kefere pehlivanının kalesi olmakla Pili derler. (—) tarihinde içinde olan Rum kâfirleri Rodos fethini işitince aralarında karışıklık olup hâkim zâbitleri olan Malta kâfirlerini kılıçtan geçirip bütün Rumlar kalenin anahtarlarını Kaptan Palak Mustafa Paşa'ya teslim ederler, o da Süleyman Han'a arz eder. Hâlâ o yüzden Pili kâfirleri Süleyman Han reayası olup başka vergilerden muaflardır. Bu kalenin de tarihi: "Yefrahu'l-mu minine bi-nasrillâh" dır. [Kur'ân, Rum, 4-5]

Bu da Cezayir Eyaleti'nde Süleyman Han tevliyeti hükmündedir. İstanköy kazası nahiyesidir. Serdarı ve kethüdayeri İstanköy'dedir. Ama dizdarı ve (—) neferi vardır. Kalesi göklere uzanmış bir küçük kaledir. Dört tarafı tehlikeli olmakla ne büyüklükte ve kaç adımdır, sayılmadı, ama küçüktür.

Ancak içinde 20 adet küçük nefer evleri vardır. Bir Süleyman Han mescidi var, minaresi yoktur ve bir buğday ambarı var, başka yapı yoktur. Kıbleye bakar iki kat tahta kapısı vardır. Şahin yuvası gibi bir yalçın kaya üzerinde sarp kaledir.

Taşra varoşu kalenin kıble ve doğusundadır. Kayalı, dere ve tepeli yerde yapılmış birbiri üzere avlusuz, daracık evlerdir. Ama hepsi kat kat kârgir binalardır.

Burada bir âbıhayat su kayalardan çıkıp aşağı bağ ve bahçelere akar. Öyle soğuktur ki Temmuz ayında içinde bir adam beş taş çıkaramaz. Bu kale bu tatlı su hatırı için yapılmıştır. O sebepten bütün halkının yüz renkleri kızıldır. Kısacası benzeri yok sindirici bir sudur.

Kale kapısının eşiği dibinde, Güzelce Ali Paşa'nın dedesi ve kendileri bu Pili Kalesi'nde yetişmekle, bir kârgir bina dört köşe geniş bir cami yapmış, bir minaresi ve bir kıble kapısı var. ve üstü kireç sıvalıdır. Bundan başka cami yoktur. 1 hamam, 1 çeşme, 1 büyük havuz ve 20 dükkân, tüm bu hayır eserleri Ali Paşa'nındır. Başka han, imaret ve medrese yoktur, ancak 2 sıbyan mektebi vardır.

Tamamı 800 kireç örtülü kârgir evlerdir. Bunlardan mamur, süslü, avlulu ve bahçeli vilâyet ayanı Ahmed Ağa Sarayı âbıhayat suları, havuz ve şadırvanları çağlar.

Bu şehirden evler arasında yokuş aşağı gidip şehir dışında sâfî bağ ve bahçeler içinden geçerek yarım saatte Ahmed Ağa'nın İrem Bağı hanesinde bir hafta zevk ü safalar ettik. Eğer bu İrem Bağı sarayın özelliklerini yazsak söz uzamış olur. Ancak şöyle bir bağdır ki içinde insan kaybolur. 70 bin nar, incir, elma, armut, şeftali vel diğer meyve ağaçları vardır. O geniş bağ içinde olan üzüm ağaçlarının hesabını Allah bilir. Güzelce Ali Paşa 3 bin forsa esirine yaptırmış. Senede 7 bin guruş mahsul verir pür akçe bahçedir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗