Porega
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Porega
Dumbiye sultanı sınırıdır. Bu mahalde birkaç ukab leşi, 2 kepçe kuyruk leşi bulduk. Bunlar birbirleriyle cenk edip kepçe kuyruk zehirinden ukablar ölmüş, kepçe kuyruklar da ukabların gagaları yarasından ölmüşler. Ama kokularından yanlarına varılmak mümkün olmayıp zehirli pis kokularından seyredemedik, zira kokuları sam yeli gibi gelirdi.
Bu konakladığımız Porega kayalarında safi ukab yuvalan vardı, gece gündüz gök gürültüsü gibi gürleyip bağrışırlardı. Her biri havaya yükselip kanatlarını açsa sanki Osmanoğlu'nun baştarda kadırgası kadar ukablardır. Kanatları iki yanında kürekleridir, kuyruğu sanki gemi yelkenidir. Ta bu kadar büyük ukablar olup her biri günde birer ikişer fili ve gergedanı avlar, havaya kaldırıp oradan yere bırakıp, parça parça olunca da yerler. Havada uçarken kanatları gölgesinde Osmanlı'nın askeri konsa çadır ve gölgelik lazım değildir.
Bu Porega şehri hakimi o gece bizi bekleyip kervan halkından bazı hediyeler verdiler, Allah'ın hikmeti o bize hediye verdi. Şehri tamamen hasırdan ve kamıştan evlerdir. 2 camii ve birkaç yüz hanesi vardır. Evlerinde herkesin birer misk kedisi bulunur.
...
Porega şehrinden kalkıp ertesi sabah büyük bir vadi içinde giderken 5 tanesi süt beyaz, 6 tanesi ise siyah 11 adet iri Mahmudi filleri pervasızca önümüze, sağımıza, solumuza geçip uzaktan bize rağmen oynaşarak kovuşarak vuruşarak dövüşerek tam 7 saat gittiler. Bizler de hiçbirimiz silahlarımıza davranmayıp seyrettik.
Ama biri gayet iri, heybetli, koca fil idi. Öbür filler gibi oynayıp hareket etmezdi. Birkaç kere askere yakın gelip sanki kendini gösterirdi. Gayet idrakli hayvandır. Her ayağı minare mili kadar, dişleri bordinar sütunu, hortumu sanki duman bacası, karnı İsfahan kösü, başı husrevani küp, postu gariban döşeği, ağzı külhan ağzı, gözleri ceylan gözü, kuyruğu yaşlı bastonu ve gönü mağara kadar var idi. Bunlara asla bir fert el uzatmayıp bizimle beraber giderlerdi. 8. saatte,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗