Praskirman
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Praskirman
Güçsüz ve dermansız bu kaleye can atıp selâmetle girdik, ama Kalmık Taysı Şahı'nm verdiği koyunlardan ve sığırlardan buz üzerinde çok hayvanlar kalıp hemen Praskirman hatmanı 5-6 bin kâfir ile kızaklarını alıp Heyhat Ovası buzu üzerinde kızaklar ile kuş gibi uçarak gidip akşam vaktinde kalan bütün atları ve hayvan sığırları kaleye getirdiler. Bir gün bu Praskirman Kalesi'nde oturak edip eğlendik, dinlendik. Kale hatmanı elçi banı yollamaya hazırlık yapmaya koyuldu.
Bu kale gayet sağlam ağaç kaledir. Ve evvel ve sonra Moskov kralı hükmündedir. Ten Nehri kenarında dörtgen şekilli sağlam yapı olup büyüklüğü tam 3 bin adımdır.
İçinde bin adet saz ve kamış örtülü evlerdir. Bütün sokakları ve bin kadar Kazak ve bin kadar Heşdek Tatarı kulları var. Ve 5-6 kilise, 50 kadar kürkçü dükkânı ve 1 adet hanı var.
Ve 3 adet balyemez topları ve diğerleri şahi toplardır. Hatta biz elçi ile kaleye geldiğimizde büyük top ve tüfenk şenlikleri ettiler.
Bu kaleden taşra itaat etmiş olan Kalmık Tatarları obalarıyla konup alı satı ederler.
Bu mahalde Ten Nehri azdır, zira ilk çıktığı yer gayet yakın olduğundan at ile geçilir, dediler. Ama bu sırada donmuş idi. Taşkın olarak geldiğinde bu Ten Suyu at ile geçilmezmiş. Bu mahalde içmek için buzu pek çok bin yerden delip su alırlar, âbıhayat nehirdir.
Ve Ejderhan şehrinden ve Terek Kalesi'nden buraya kadar Küçük Heyhat Ovası'nda kale yoktur. Tamamen Kalmık kavmi konup göçerler.
Bu Praskirman Kalesi hatmanı 500 adet tüfenkli askeri elçiye yardım verdi. Hükmünde olan bütün reayaların boğazlarında tüfenkleri ve ayaklarında demir mıhlı çarıklarını giyip Heyhat Ovası buzu üzerinde demir çarıklı kâfirler kış kürklerini de giyip horilka rakılarını içip buz üzerinde ceylan gibi sekerek hizmet ederlerdi. Kale hatmanı da elçi hatırı için askeriyle bile giderlerdi.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗