Ravza Adası
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Ravza Adası
O mahaldir ki Eski Mısır karşısında Ravza derler bir adanın güney tarafında, bir köşede kat kat bir yüksek köşklerdir. Pek çok odalar, kiler, mutfak, 200 kat kat Ümmü'l-kıyas şeyhi Reddad oğulları hanesi, bir köşede 40 mermer sütun üzere iki katlı Sultan Kayıtbay Camii, bir tabaka alçak minareli ve geniş avlulu bir cami ve bu özellikleri yazılan şekilde yüksek yapılı saraydır. Dış avlusu geniş meydandır, dört tarafı cümmeyz ağaçlarıyla bezenmiş bir gölgeli dinlenme gezinti yeridir.
…
Bir adadır ki Cize tarafından Büyük Nil akar, Eski Mısır tarafından Küçük Nil akar. Bazı zaman kuraklıktan Nil kuruyup yaya adamlar geçip hububat gemileri geçmez oldu. 1086 [1675] tarihinde Canpoladzade Hüseyin Paşa efendimiz 200 Mısri kese masraf edip 3 ayda 40-50 bin adam ve nice bin curafa sığırlar üşürüp bir hay hu ile Yusuf ambarı yollarını temizledi, hala ana Nil'den bütün Nil bu canibine aktı ve bu Ravza Adası bir büyük ada oldu.
İlk defa Necmeddin Salih bu adanın dört tarafına tuğla bina bir kale yapar. Hala Cize tarafına bakar yerlerde burçları ve bedenleri İskender Seddi gibi bellidir. Bir sağlam ve dayanıklı kale, sanatlı bir yapıdır ki bu kadar yüz yıldan beri Nil içinde yok olmamıştır.
Bu adanın Mikyas köşesinden Bulak'a kadar boyu 1,5 saattir. Bir gül bahçesidir ki padişahlara mahsus hala İrem bağları gibi bir adadır. Suyu ve havası gayet hoştur. Yılan, çıyan ve diğer haşarat olmaz, tılsımlı bir adadır. Hala bunda yetişen çeşit çeşit çiçekler, limon, turunç ve başka ağaçların güzel kokusundan bir saatlik yerden koklayan insanların dimağı kokulanır. Hala içinde Mısır ayanının 160 bağları ve bahçeleri vardır. İçinde türlü türlü köşkler, karneriye, divanhane, selsebil, havuz, şadırvan ve hamam camekanları var ki mekansız olanların mekan edineceği gelir.
Hala 7 saray ve 3 cami vardır. Biri Sultan Müeyyed evkafıdır. Cennet bahçelerinden bir bahçe sözü bu ada hakkında olsa yeridir. Ama bağları ve bahçeleri hala mamurdur, ancak tarihlerde yazıldığı üzere mamur ve şenlikli değildir. Sözün kısası, yine Mısır'ın İrem Bağı'dır. Zira bir gece konuk olan hasta, yeniden hayat bulup taptaze olur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗