Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiResul-i Kerim Hanesi
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Resul-i Kerim Hanesi

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Resul-i Kerim Hanesi

Emine Deresi içinde kurşun örtülü bir yüksek kubbedir. Kuzeye bakan bir kapısı var, 10 ayak taş merdiven ile inilir bir çukur yerde nurlu bir kubbedir. Bu kapıdan aşağı bir küçük dört köşe avlusu vardır, o da kubbe altındadır. Ondan içeri bir kapı da âsitane-i saadet kapısıdır. Bu kapı doğu tarafına açılır. Ondan içeri baştan başa değerli ibrişim halılar döşelidir.

Bir meydandır ki 500 adam alır, hayli geniş güzel mescittir. Kubbesi göklere yükselmiş yaldızlı, bukalemun nakışlı kubbedir. Bu muhabbet meydanında tam kubbenin ortasında minber külâhı gibi bir alçak sivri nurlu kubbe vardır, dört tarafı dîbâ, şîb ve zerbâf ile örtülü kubbeciktir.

Bir küçük kapısı var, baştan başa yaldızlı, murassa ve sanatlıdır. Kilidi de eski padişahların hayratından bir mücevher kilittir. Bu kapının dibinde ibrişim seccade üzere bir muhteşem Resulullah Hanesi hizmetkârı oturup hacılar ve ziyaretçiler vardığında cevahir anahtarla kapıyı açıp ziyaretçiler bu duayı okurlar. Hazret-i Peygamber doğduğu sırada bir sarı çukur taş içine koymuşlar. Mübarek vücutları o sarı taşa tesir etmiştir. Bir hayli çukurdur, içine bir adam rahatlıkla oturabilir.

Bu mübarek taşın çukurunda gülsuyu, kâfûrî ve mâ-i kâdi doludur. Tüm ziyaretçiler gelip bu gülsuyunu yüzlerine sürerler. Bütün hizmetkârlar saf altından ve beyaz gümüşten mücevher buhurdanlar ile hacıları ûd ve ambere boğup bu nurlu kubbenin içinde bütün ziyaretçilerin dimağı kokulanır. Hatta Hüseyin Paşa efendimiz tam bir saat alev alev ham amber yakıp kubbe içi güzel koku ile doldu. Bu Peygamber Beşiği taşı öpmeyi muhabbeten caiz görmüşlerdir.

Bu kubbe içinde türlü türlü sanatlı ve mücevher avizeler ve değerli kandiller vardır. Her gece yakılıp nur üstüne nur olur.

Bu makamın sağındaki köşede duvara bitişik ahşap levhadan bir küçücük sanatlı minber vardır. Ama gayet küçüktür. Bir çocuk çıksa ancak durur.

Bu kubbenin solundaki bucakta bir yeşil taşlı küçük mihrap vardır. Herkes bu mihrapta iki rekât namaz kılıp ana-baba hakkı için dua eylemelidir.

Bu kubbenin dört tarafında duvarlarda her kâmil hattatın ve her âşığın çeşit çeşit kıtaları, kasideleri ve "Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh” resimleri ile süslenmiştir. Hakirin de Karahisarî tarzı bir Muhammed aleyhisselâm ismi yazı eserimiz vardır.

Bu kubbenin kuzeyinde iki adam boyu yüksekte tunç pencereler vardır. Bazı adamlar yoldan geçerken bu pencerelerden aşağı âsitane içine bakıp hayır dua ile geçerler. Zira bu âsitane yol üzerinde bulunmaktadır.

Bu mescidin bir şerefeli eski yapı minaresi vardır. Bayağı camidir, ama cuma kılındığı malumum değildir, zira minberi gayet küçüktür. Bu şehirde Harem-i şeriften başka cuma kılınmadığı malumumdur, vesselâm.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗