Ribniçse Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Ribniçse Kalesi
"N'ola Muhammed hakkıyçün seni azat edeyim" dedikte, hemen kâfir eli kafasında iken dal taban olup "Ardıma düşün” diye Ayyâr gibi zıplayarak Şibenik’den doğu tarafa dağlar ve bağlar aşıp yarım saatte,
Latince Ribniçse (—) (—) demektir. Yapıcısı Bundukanî kefereleridir. Nice kere İslâm eline girmiş ve Süleyman Han asrından beri kâfir elinde kalmıştır. Hâlâ Kilis toprağı ve Kırka toprağı ile komşudur. Kalesi, Körfez Denizi kıyısında dörtgen şekilli bir alçacık kaya üzere taş yapı güzel bir kaledir ki beyaz kuğu gibi parlak şekillidir. Hisar, içinde mahsur olan bizim reayalığımızdan Venedik'e bağlanan Uskok olan Şarik adlı kâfirin toplanma karargâhı, Hırvat ve Fireng eşkiyası derneğidir. Bu kâfirler bu mahalden her an Sin ve Kinin kalelerimizin çevrelerini vurup yağmalamadan geri durmazlar. Ancak bu kale anayoldan uzak geçilmesi zor bir yerde bulunduğundan üzerine varılmayıp küffâr elinde kaldı. Hemen bu kale kâfirleri bizim İslâm askerini görüp kale duvarları üzerine pencik esiri gibi açıkça pür-silâh dizilip hazır durdular.
Bu kalenin batı tarafı deniz olup büyük bir limandır ki sanki liman boğazında bir kapı gibi daracık boğazdır. Bu limana 500 parça gemi sığar hayli geniş limandır ki bu limanın tâ ortasında Allah'ın emriyle bir kaya bulunup o kaya üzerinde bir küçük kulecik var. Bu kule çevresinde küçük büyük 30 adet kayıklar, firkate ve ıskanpaviyeler var idi ki sahiplerinin tamamı kale etrafında olan bağlarda içip eğlenmekte iken kale kuşatılınca kayık sahipleri tamamen bağlarda kalıp gizlendiler. Ama kayıklarda olan kâfirler bu kale kuşatmasını görüp hemen "Avanta" deyip liman boğazından dışarı çıkmaya can atarken hemen serdarımız Yusuf Kethüda liman ağzının sağma soluna beşer yüz tüfengli gönderip varan firkatelere kurşunu lânet yağmuru gibi yağdırıp asla bir gemi dışarı çıkamayıp yine liman ortasındaki kaleli adacığa geldiler. Birkaçı kalenin deniz tarafında kapısına yanaştılar. Sonra bütün gaziler canla başla kalenin her tarafından saldırarak cenge başladılar.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗