Risna (Risan)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Risna (Risan)
Latince (—) (—) demektir. Yapıcısı Hersek krallarıdır. Fatihi (—) tarihinde Fatih asrında Risnalı Yusuf Bey'in atalarıdır, Venedik kâfiri elinden feth edip kendilerine bu kale mülk olarak bağışlanmıştır.
Kefere zamanında iken baruthane kalesi imiş, zira dağlarında acayip iyi, beyaz ve keskin güherçileleri olur. Kalesi denizden bir uzak mesafe yerde yalçın kayalar üzerinde bir küçük kaledir, ama ateş parçasıdır ve fırdolayı taş yapı güzel bir hisardır ki bir taraftan yanaşması yoktur.
Dört tarafında sağlam burçları vardır, ama hendek olacak yeri yoktur, zira her tarafı uçurum kayalardır. Ancak kuzey tarafa bir küçük demir kapısı var. Hisar içinde küçük büyük kayağan örtülü avlusuz ve bahçesiz 150 adet küçük evleri ve 200 adet gazi neferleri var, ama dizdarı yoktur. Hâkimi Kör Yusuf Bey'dir.
Aşağı varoşunda ve kalede toplam 2.000 kadar adam olur, ama kâfirlerin nice kere ödlerini alıp kaptanlarını esir edip kâfirden her an haraç alırlardı. Ancak bu kere kâfir çok kalabalık olarak ansızın üzerlerine gelip bu kadar esir, bu kadar ganimet malı, bu kadar koyun ve sığır alıp gitmişti. Allah'a hamd olsun Koca Sührâb Mehmed Paşa Hızır gibi yetişip tüm kâfirleri kırıp bu kadar esirlerini kurtarıp bu şehre büyük alay ile sevinç ve şenliklerle girerken Risna Kalesi'nden o kadar top tüfeng şenlikleri olup herkes hanelerine girince, bütün gazilerimize esirlikten kurtulanlar ziyafetler edip bol bol hediyeler verdiler. Ve Yusuf Bey kalede paşaya büyük ziyafetler verdiler.
Kale içinde Bayezid Han Camii, cebehanesi, ambarları ve su sarnıçları vardır, ama ziyafet sonra Yusuf Bey sınırında olan Pive ve Nikşik kâfirlerinden [158b] şikayet edip:
"Sultanım, Allah'a hamd olsun bu diyara 20.000 askerle gelip Kotur kâfirlerinden intikamımızı alıp bu kadar esirlerimizi kâfirden kurtardınız, ama ihsanınızı tamamlamak için şu kadar bin asker ile buraya gelmişken şu dağlar içinde size ve bize baş eğmeyip eli vilâyeti yağmalayan Pive, Nikşik, Zatarnak, Durobnak, Bangan kısacası 7 adet nahiye kâfirlerini bu kadar İslâm askeri ile vurup hesapsız ganimet malı alıp kâfirin kulağını çekin" deyince hemen cesur Sührâb Mehmed Paşa Bismillah gaza niyetine deyip tüm esirleri, kelleleri ve ağırlıkları Risna Kalesi'nde koyup Yusuf Bey'i ve diğerlerini kılavuz alıp,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗