Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiRodos
BALKANLAR & KAFKASYA

Rodos

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Rodos

İstanbul'dan Mısır'a giden hacılar ve tüccarlar yolu üzerinde, 52 mil adanın Anadolu tarafında, Menteşe Sancağı toprağında, Marmaris Boğazı'nda Kadırga Burnu'na 18 mil yakın Rodos Adası'nın kuzeyinde bir burunda, deniz kıyısında bir küfegi taşlı yere yapılmış beş köşeden mugayir bir İskender Şeddi, şeddadi taş yapı sağlam bir kaledir. Büyüklüğü değişik şekilde sayılmıştır. Ana kale duvarı üzerinden çepçevre 5.700 adımdır. Ama 9 tabyayı dolaşmadan hemen ana duvarı üzerinden 5.700 adımdır. 9 tabya ve 20 kule bu tabyalar arasında bulunmaktadır. Bu tabya ve kule duvarları üzerinden 9.700 adımdır.

Kısacası yeryüzünde dikkatle bakıp seyrettiğim 3.700 kalede böyle bir İskender Şeddi insan yapısı görmedim. Bazı duvarı 40, 50, 60 ayak enli rıhtım şeddadi taş duvardır.

Bütün taşları yumuşak küfegi taştır. Hâlâ Süleyman Han'ın vurduğu kırkar ellişer okka demir gülleler kalenin göğsüne saplanmış durur, asla tesir edip yıkmamış. Ancak birer adam sığar şayka topları ile üçer dörder kantar taş gülle ile dövdüğü yerler yıkılmış ama demir gülleler hâlâ bellidir, tesir etmemiş.

Bütün duvarları kaplumbağa gibi iç tarafa eğridir, top güllesi kayar. Değme hâl ile top darbesi isabet etmez. Ancak Kızılkapı adlı mahalden Rumeli askeri Elburz Dağı gibi toprak sürmüşler. Kâfirler bu hâli görünce üzülmüşler, "Kalenin fethi sebebi topraktır" diye ol fetihte hazır kimseler anlattılar.

Gerçekten de derin bir hendektir ki cehennem çukuruna benzer kesme kayalı hendektir. Kalenin gövde duvarlarından taşra ana hendeğin eni bazı yerde bir tirkeş oku menzilidir ve bazı yeri el taşı menzilidir.

Bu ana hendekten taşra enli ve ensiz ikişer kat, üçer kat bölme bölme makas hendek duvarları sokak sokak olmuştur. Bu hendekler içinde olan kaim duvarlar üzerinde beden beden mazgal delikleri vardır. Bütün hendekleri kesme kayadır, asla duvarlı hendek yoktur. Bazı yeri 20 kulaç, bazı yeri 30 kulaç derindir. Bu hendekler içinde hâlâ hazır binden fazla lağım vardır.

Bu kalenin üç bölükte bir bölüğünü derya döver, hendeği yoktur ve yalın kat duvardır, ama 20 ayak enlidir. Mimarî ilmi üzere gayetle şirin kule, burç ve süslü bedenler vardır.

Kara tarafında hendek içinde olan kesme kaya siperlere ana kaleden varacak yeraltından yolları vardır, mezkûr siper duvarlara gider. Ana hendek içinde ana kale duvarı dibinde bir kat alçak küçük hisar duvarı var, 10 arşın yüksek ve 3 arşın kaim duvardır. O da köşe köşe burçlardır, hendek içine nazırdır ve kuleler altından yolları vardır. Eğri Kapı'dan tâ Kızıl Kapı'ya ve oradan deniz kıyısında Ambar Tabyası'na dek bu hisar-pîçe duvar kaleyi kuşatmıştır. Hendek içinde yağmurdan hâsıl olan rahmet suyu sarnıçlara, oradan yeraltından kale içinde denize akar.

Ve 9 tabyasının her birinin önünde hendek içinde ikişer kat üçer kat alçak küçük hisarlar vardır. İçleri rıhtım dolma binadır ve hepsinin birbirine yolları vardır. Saldırı sırasında yeraltından ana kaleye kaçacak lağımları vardır. Kısacası hendeği içinde olan hile ve şeytanlıklar Kandiye Kalesi'nde yoktur.

Bu kalenin çevresinde toplam 41 kapı vardır, zira kat kat bölme bölme hisardır. Ama ana duvarda (—) adet kapıdır. Evvelâ batı tarafında Eğri Kapı yedi kat kapıdır. Tabya kapıları ile hesap olunsa 14 kapıdır, ama ancak dördü demir kapıdır.

Bu Eğri Kapı mahalli beş kattır ve her katı kırkar ellişer ayak enli şeddadi duvardır. Orta kaleye ve Süleymaniye Camii'ne bu kale duvarı üzeri bir düz yoldur.

Bu yolun iki tarafı cehennem çukuru gibi enli büyük hendeklerdir. Bir tarafı Zindan Tabyası hendeğidir ve bir tarafı Frenk Hisarı hendeğidir ki kırkar kulaç derindir.

Bu hendekler ana duvarından içeri Eğri Kapı'dan girdikten sonradır. Bu Eğri Kapı'dan girip kale duvarı üzere poyraz, yıldız ve doğu tarafına dolaşınca 5 tabya geçip Kızıl Kapı'ya varınca kadar 1.700 adımdır.

Oradan yine doğuya Değirmen Burnu'na kadar 1.300 adımdır.

Oradan Kalyon Limanı etrafında yalın kat kale duvarı üzere tâ Arap Kulesi'ne kadar 4 liman kapısı geçip 1.600 adımdır.

Arap Kulesi'nden batı tarafına Gömlekli Tabya'ya dek 500 adımdır.

Oradan kıbleye 300 adım Parmaklı Beden Kapısı'dır.

Oradan yine batıya doğru duvar üzere 300 adım Frenk Hisarı Kapısı önünden dolaşarak Lonca Sokağı ardı sıra yine Frenk Hisarı duvarı sıra geçip Eğri Kapı'nın iç hisar kapısını çıkıp Eğri Kapı'ya kadar 400 adımdır.

Bu hesap üzere Rodos Kalesi çepçevre 9.700 adımdır. Ama tabyalar bile dolaşılmıştır. Ama tabyasız 5.700 adımdır.

Orta Hisar başka bir kat sağlam eski kaledir, tam 2 bin adımdır.

Bu kale de Süleymaniye Camii tarafı iki kattır. Nihayeti gelip Frenk Hisarı'na bitişik olur.

Frenk Hisarı, Rodos'un iç kalesidir. Kalenin kuzey tarafında tamamen kale ve şehre havale bir kaya üzere yüksek kaledir. Çepçevre büyüklüğü 800 adımdır ve yıldız tarafı 50 kulaç büyük hendektir, ama üç tarafı şehir içinde olmak ile hendeği yoktur. Lonca tabir ettikleri eski divanhanedir, o mahalle bakar bir kat demir kapısı var.

Orta Hisar'ın üç tarafı kesme kayalı uçurum yerlerdir. Süleymaniye Camii o uçurum hendek gibi yerdedir. Orta Hisar'dan Süleymaniye'ye 40 ayak taş merdiven ile inilir. Bu mahaller hendek gibi 100 ayak enli bir kumsal yollardır.

Orta Hisar yedi büyük kuledir. Nöbethane Kulesi ve Mütevelli Kulesi gayet büyüktür. Muradoğlu Kulesi, (—) Ağa Kulesi ve Eski Kule, bu kulelerin hepsinin içinde kat kat kale neferi evleridir. Nöbet Kulesi seyirlik ve dinlenme yeridir. Bu Orta Hisar duvarı etrafı 5 arşın alarka bir yoldur. Bu yol kenarınca bir kat alçak duvarlı Orta Hisar'ın hisarcığıdır.

Bu kalenin gerçi içinde ve dışında (—) adet kapı vardır ama ana duvarında toplam 6 kapı vardır. Evvelâ kara tarafında Eğri Kapı, kıble tarafına Kızıl Kapı, doğuya bakar İskele Kapısı, yıldıza açılır Liman Kapısı ve Kadırga Limanı tarafında yine yıldıza bakar Çıksalın Kapısı, bazı kimseler Papa Kapısı derler. Meşhur ve geçilir kapılar bunlardır.

Hakir bu Rodos'u hendek kenarınca temaşa ederek bir kat daha adımlamışımdır, onu bildirir

Evvelâ Arap Kulesi'nin iç yüzünde batı tarafına Kıztopu dibinden Papa Kulesi'ne dek 400 adımdır ve 4 kuledir.

Papa Kulesi'nden geçip Kadırga Limanı Kapısı'ndan dışarı çıkıp Çıksalın toprağı üzere hendek kenarınca Çıksalın Tabyası ile 3 tabya vardır, ama küçüktür.

Oradan yine batı tarafına Gömlekli Tabya ve Liman burcu burnunu geçip Mühürdar Paşa bahçesi içinden hendek kenarınca Frenk Hisarı burnu kulesi ile dört tabyadır ve 700 adımdır. Ama Liman burcu burnu kaleden uzaktır, onu dolaşmadım, ancak Mühürdar Paşa bahçesinden geçtim.

Oradan yine hendek kenarınca Eğri Kapı önüne kadar 10 adımdır ve tamamen mezarlıktır. Bu Eğri Kapı batıya bakar iki düzgün kulenin ortasındadır ve üç göz şeddadi köprüdür, ancak kalenin eşiği önü 10 adım asma tahta köprüdür. Her gece makaralar ile kaldırıp kale kapısına siper ederler.

Oradan güney tarafına yine hendek kenarınca 300 adım Zindan Tabyası'dır.

Oradan yine güneye 200 adım Ahmed Paşa Tabyası karşısıdır.

Oradan yine güneye 200 adım geçince Hurmalı Tabya karşısıdır. Bu taraflarda hisarcıklar vardır.

Buralarda hendek ikişer üçer kat bölme kesme kayadan siperler vardır. Hurmalı Tabya önünde kıbleye hendek kenarınca Maktul İbrahim Paşa Tabyası karşısına kadar 200 adım ve 4 kuledir. Buraların hendeklerinin içi de ikişer üçer kat kesme kaya ve kaim duvarlı siperler üzere mazgallardır. Bu İbrahim Paşa Tabyası önünden yine hendek kenarınca doğu tarafına ta Kızıl Kapı'ya kadar 400 adım ve dört kuledir. Bu kuleler hendeği içi ikişer üçer kat kesme kaya setlerdir ve ardı önü yüzer adım enli hendektir, ellişer arşın çok derin hendektir. O mahalde 300 lağım delikleri vardır.

Oradan yine hendek kenarınca kıbleye 200 adım gidip iki kule geçince Karanlık Kapı kıbleye nazırdır. İki göz köprü ile geçilip kapı eşiği taşrası asma köprüdür. Her gece kaldırıp kale duvarına siper ederler.

Bu Karanlık Kapı'nın iç yüzü eğri büğrü yol ile dört kat kapıdır. Ama bu kapı önünün hendeği gayet ensizdir ama gayet derindir. Ensiz olduğundan bu kaleye Süleyman Şah toprağı bu mahalden sürmüşlerdir. Hâlâ toprak kalıntıları bellidir. Bu koldan Sarı Rüstem Paşa kale dövermiş. Hâlâ kalenin sinesinde nice bin demir gülleler bellidir.

Bu Karanlık Kapı'dan yine hendek kenarınca doğuya Topçular Loncası Kulesi karşısına kadar 4 kule ve 400 adımdır. Ama bu kulelerin önünde hendek içinde asla set ve siper yoktur. Ancak 150 adım enli büyük hendektir ve ana duvarı dibinde gayri tarafları gibi küçük hisarlıdır.

Oradan yine hendek kenarınca karayel üzere 200 adım geçince Alçak Tabya karşısıdır. Bu mahalde kuleler yoktur, ancak iki kat ana duvarıdır. Hendek içinde siperler yoktur ama sağlam ve müstahkem siperler vardır.

Bu dirsekler önünde hendek içinde 200 adım bir büyük duvar vardır, tâ deniz kıyısına varır. Bu mahalde hendek alçaktır, zira deniz kıyısıdır ve bu mahal baştan başa deniz kıyısında kefere maşatlığıdır. Deniz kıyısından kayık ile hendek içine düşman girmesin diye büyük ağaçlarla parmaklıklar yapılmıştır. Ana duvarı her gece bir bölük nefer nöbet bekler. Bu mahalden başka yaya geçmez, denizdir.

Bu hesap üzere Rodos Kalesi hendek kenarınca 3.550 adımdır ve 24 kuledir. Ve 10 tabya, 20 burç, 70 dirsek ve 3 bin mazgal delikli ve 7 adet küçük hisarlı kıvrım kıvrım kale duvarıdır, Allah korusun. Bir şekilde özelliklerini yazmak mümkün değildir, ama elimizden geldiğince yazdık.

Oradan yine geri dönüp Karanlık Kapı'dan içeri girip kefere mahallesi içinde taş merdiven ile kalenin derya tarafı duvarı üzerine çıkıp Alçak Tabya ki taşra deniz kıyısındadır, oradan sayıp denizden geçemeyince içeri duvar üstüne onun hizasına gelip bedenler üzere karayel tarafına geçerek Kemerli Kule'ye dek 200 adımdır. Deniz kenarı olmakla kule ve tabyalar yoktur, ama dört tarafı korur dirsekler vardır.

Bu Kemerli Kule bir burundadır ve bundan içeri kalyon limanının etrafını dolaşır kale duvarındandır. Ta Arap Kulesi'ne kadar 1.600 adımdır ve yalın kat duvardır. Ve tamamı 20 kuledir.

Bu Kemerli Kule'nin önünde hendek aşırı kuzeye doğru limanın derya tarafına set olmak için o derin deniz içine bir İskender Şeddi doldurmuşlar ki her taşı hamam kubbesi gibidir ve o şeddin boyu 550 adımdır. Ve üstünde 10 adet yel değirmeni vardır.

Değirmenler Burnu'nda liman ağzında Galata Kulesi gibi yüksek bir kuledir. Her gece birer ağa nöbet bekleyip Arap Kulesi'ne dek zincir çekip kapatırlar. Her değirmen de birer sağlam kuledir, her gece onar silâhlı nefer onda bekçilik eder.

Bu Liman Burcu'ndan karşı Arap Kulesi'ne el taşı yetişir liman ağzıdır, bu limana Poyraz Limanı derler. Tüm şayka, karamürsel, kalyon ve rençber gemileri burada demir atar. Liman ağzı poyraz tarafına bakmakla biraz salıntısı olur, ama demir kuvveti ile iyi yataktır, ama dardır, ancak 200 pare gemi alır.

Bu liman içinde Kemerli Kule altında bir alçak bina üzerinde dört köşe bir tabya vardır, 10 adet topları var, liman için korutur. Kısacası hoş limandır ve fırdolayı büyüklüğü 2 bin adımdır.

Sözün kısası, bu limanın Arap Kulesi'nden taşra hendek kenarınca Rodos Kalesi'ni adımladığımız hesap üzere çepçevre 7.085 adımdır, 9 büyük tabya, 55 adet kule ve 7 bin bedendir.

Bu Rodos'un doğusunda Alçak Tabya önünden ta Kemerli Kule burnuna dek İstiridye Limanı derler bir tabii limandır, küçük kayıklar onda yatarlar. Sekiz rüzgârdan masundur, ama gözcüleri yoktur. Burada yatan liman hakkı vermez ve ağzı poyraza bakar. Çeşit çeşit balığı olur, istiridye, midye, kerevit, teke; pagurya, yengeç ve ıstakoz bu gibi deniz yiyecekleri gayet çok çıkar. Onun için İstiridye Limanı derler, ama Poyraz Limanı gibi derin değildir.

Frenk Hisarı, yani İç Kale'nin şekli

Bu limanlara havale Frenk Hisarı vardır. Cümle topları ve burçları bu limanlara bakan dört köşe hisardır, gayet sarptır.

Ama dış kalenin ana duvarına bitişik değildir, Orta Hisar'ın yıldız tarafı ucundadır. Çepçevre büyüklüğü 800 adım kuşatır şirin kaledir. Ama yukarıda yazılan adım hesabına dâhildir. Ancak güney tarafa bakan bir kapısı var. Ve içinde dört tarafı kâfir yapısı saraylar vardır, bütün pencereleri aşağı şehre ve limanlara nazır cihannüma saraylardır.

Bu sarayların ortası beyaz mermer döşeli büyük bir meydandır. Ve yeri altı şarap ve su sarnıçları ve 100 adet buğday kuyularıdır, ağzına kadar buğday, arpa ve darı doludur. Kuşatma sırasında halka dağıtırlar.

Dizdarı, kethüdayeri ve bazı ağa sarayları bundadır. Özellikle mahpus Tatar hanların kaldığı cihannüma yüksek saray limana bakar, görüşü açık bir İrem sarayıdır. Tamamı 70 odadır. Ve bir Süleyman Han zaviyesi var, bu zaviyenin sol tarafında kanlı ve borçlu zindanı vardır. Allah bizi saklasın.

Bu zindan önü bir ulu divanhanedir, dizdarlar ve hanlar orada bayram yemeği yiyip toplantı yaparlar. Bu divanhaneye, saraya ve zindana 40 ayak taş merdiven ile çıkılır. Bu saray meydanında bir su kuyusu vardır ki buz parçası âbıhayat kuyudur.

Bu Frenk Hisarı'nın kapısı önünde kâfir yapısı bir lonca divanhanesi var ki silâhlarla bezenmiştir. Tüm ağalar ve dizdar gece gündüz orada bulunurlar. Eğer kale kulundan ve başka insanlardan zanlı bir kimse olsa veya çok önemli bir iş olsa, kısacası her şey için orada toplantı yapıp görüşürler, bir toplantı yeridir ve bütün kul burada toplanır.

Böyle bir muazzam kale 24 ağalıktır. Ama hepsinin önderi, arz sahibi büyük dizdardır. Kaleden dışarı çıksa katlederler, eski mahpustur.

Bütün neferi (—) ve bu kadar İslâm askeri kulun kaleden taşra evleri yoktur, diğerlerinin de yine evleri yoktur, hepsi şehir içindedir, taşrada varoş yoktur.

Bu kalede küçük büyük toplam 4.200 mamur, şenlikli ve süslü evler ve saraylar vardır. Tamamı 24 mahalle sayılır, 4 mahallesi Rum'dur. 500 haraçtır, gerisi kalenin tamir ve bakımına hizmetçi yazılmıştır, muaflardır. 2 Yahudi mahallesi vardır, Ermeni ve Çingene azdır.

Bütün evleri, kireç gibi gerz toprağı derler bir toprak vardır, bir garip madendir, gemilerle getirirler, onu tüm evlerin üzerlerine örterler, asla yağmur tesir etmez. Ancak bütün evlerin saçakları eğri olmakla kiremit örtülüdür. Her evde birer ve ikişer kuyu bulunur. Ve her evde az çok bahçe ve üzüm asması vardır, sokaklar süzerine süslemişlerdir. Limon ve turunç ağaçları hesapsızdır. Bu şehir içinde görünen hurma ağaçları vardır. Her biri göklere boy uzatmış Tûbâ ağacı gibidir.

...

Çarşı pazarı gayet süslüdür. Süleymaniye evkâfı dükkânları toplam 200'dür, diğer dükkânlar toplam 400'dür. Bir bedesten vardır. Kefere zamanında da bedesten imiş, gayet sanatlı toloz kemer binadır.

Etmek fırını 18'dir. Kahvehane de 18'dir.

Tahmis 1, iskele başında gümrükhane 1, bezirgan hanı 3'tür ve gelen geçen yolculara mekân yoktur, geniş topraklardır. Ama tüm halkı garip dostlarıdır. Bir yabancı adam gelse onu elbette bir kimse o gece misafirliğe alıp hanesine götürürler.

Bu şehre 3 su gelir, biri Hünkâr Suyu, biri Sümbüllü Suyu gayet âbıhayattır ve biri Bekir Paşa Suyu. Bu sulardan şehir içinde 70 adet çeşme vardır. Hatta çarşı içinde berberler önünde altı sütun üzere tahta kubbeli bir şadırvan havuzu vardır, dört tarafında kol kalınlığı çeşmeler akıp bütün gemiciler ve bütün insanlar ondan su içerler, zira Sümbüllü Pınarı'dır.

Bu şehirde toplam 70 adet ayan ve eşraf sarayı vardır. Bunlardan sanatlı ve şahane Ali Paşa sarayıdır, ibretlik bir yapıdır, zira tüm Frenk esirlerinin güzel sanatları onda icra olunmuştur. Her diyarın birer çeşit yapısından alıp başka bir tarz bir yapı ortaya çıkarılmıştır. Kısacası övgüsünde dil susar kalır.

Bu saraya yakın Değirmen Bayırı üzere 3 kule yel değirmeni vardır. Bu şehirde 70 hurma ağacı vardır.

Bütün sokakları 740 sokaktır. Tüm yolları kuşgözü safra taşı döşelidir. Herkes daima hanesinin önünü ve dükkânının önünü gece gündüz temizleyip çer çöp dökmezler, gayet ayıptır ve hâkim tarafından cezalandırılır. Zira çöp dökseler yağmur yağdığında o çöpleri limana götürüp liman dolar. O yüzden bu şehir gayet pâktır ve her hususta tertemizdir.

Bu şehir içinde yol üzerlerinde 266 mahzen vardır. Kâfir zamanında bu mahzenlerde ağzına kadar dolu buğday dururmuş. Her gün bir müd buğday yiyip bir sene rahat yetişir imiş. Hâlâ o mahzenler boştur ve ağzı kapalıdır.

Enderun Camii'nden baş yukarı bir ulu yoldur, boyu tam 500 adımdır. İki tarafı çeşit çeşit bukalemun nakışlı, sanatlı şeddadi duvarlı, süslü ve mukarnas şahnişinli saraylardır. Her birinin kapılarında ve pencerelerinde olan nakış ve resimlerin övgüsünde dil aciz kalır. Bu yolu usta mühendis çırpı ile öyle düzgün yapmış ki bir kıl ucu kadar eğri değildir. İki tarafı çırpıdan çıkma parlak kaldırımdır. Yolun ortası baştan başa kuşgözü küçük ve çeşitli safra taşı döşenmiştir. Ta Frenk Hisarı önünde Lonca divanhanesine kadar böyle nakışlı küçük kaldırımdır.

Bu Lonca divanhanesi beyaz mermer döşeli kemerler üstü toloz kubbelerdir. Tüm kale ağaları ve kulları bunda divan edip müşavere edip bu yolun iki tarafına tüm kale neferi dizilip mehterhaneler çalınıp bu mahalde bayramlaşırlar ve bütün işlerini burada görürler. Bu divanhanenin sağ tarafı Sencovan Camii ve sol tarafı Frenk Hisarı’dır.

Rodos'un bu mezarlıklardan başka kara tarafları bir denizden bir denize kadar baştan başa 1.900 adet bağ ve bahçedir, ondan sonrası mahsullü dağdır.

Bu kalede 36 değirmen vardır, hepsi Süleyman Han vakfıdır.

Bu şehir içinde asla tabak yoktur, hepsi kalenin batı tarafında, 6 bin adım uzakta deniz kıyısında bir varoştur. Bütün Ahi Evran yolunda debbağ esnafı orada bulunurlar ve Eski Rodos yoludur.

Bu şehrin bütün halkı Cezayirli tarzı sıkma süvari esvabı giyerler ve hep babayâne çuka elbiseler giyerler. Bellerinde üçer çatal sanatlı bıçakları, cesur ve yiğit, koçakları vardır. Ve bütün tazeleri baldırı çıplak leventtir ve yaşlıları marangozdur.

Suyu ve havasının güzelliğinden halkının yüz renkleri kırmızıdır.

Mahbûb ve mahbûbesi meşhur olmuştur. Bütün kadınları ehl-i perdedir, sanki Râbia-i Adeviye'dir. Hep çuka ferace ve ayaklarına kırmızı kadife düğme çakşır giyip başlarını çember ile, yüzlerini kıl örtü ile örterler. Bir kadın hakkında bir boş söz duysalar araştırıp hemen katlederler, zira halkı ar ve gayret sahibidir ve gayet garip dostlarıdır.

Dilleri Anadolu lehçesidir. Bütün reayası Rumdur.

Halkı gayet zevk sahibidir, bağdan bağa ve Sümbüllü dinlenme yerinde has sohbetler ederler.

Bu şehrin yiyecek ve içeceklerinden, fındık kadar bir yeşil Frenk inciri olur, güzel kokusu insanın dimağını kokulandırır ve gayet hazmı kolaydır. Kısacası yeryüzünde benzeri yoktur. Allah bilir Tîn suresi bunun hakkında inmiştir.

Bir Tanrı ikramı da, limon içinde bir limon daha var, dıştaki katı tatlı su, iç katı öyle ekşi ki sanki kezzaptır.

Üzüm çeşitleri de beğenilir. Ve beyaz ekmeği ruhun gıdasıdır.

3. iklimde bulunmuştur. Havası ılıman olup limon, turunç, incir, zeytin, hurma ve servi yetişir.

Kısacası bu Rodos "Yâ Kuddûs" ismine mazhar olduğundan Cenâb-ı Hakk'ın korumasında olup bütün halkının esmaları Yâ Kuddûs'tur, onun için temiz inançlılardır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗