Şahin Kayası Kalesi (Şahinkaya)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Şahin Kayası Kalesi (Şahinkaya)
Ey imdi vefa kardeşleri, 32 senedir 18 padişahlık yer gezdim, böyle bir Yaratıcı işi ve heybetli yüksek dağ görmedim. Ateş saçan güneş inişe geçmeyince kalenin zirvesi üzerindeki burçları belli olmaz. Ta bu mertebe yüksek Elvend Dağı gibi acayip ve garip bir dağdır.
Bu kayanın dört tarafı şahin yuvası ile dolu olduğundan Şahin Kayası derler, ama Yunan Yanvan tarihinde bu kayaya Petromir derler. İzmirne adlı kraliçenin yaylağı imiş. Kale onun yapısı olduğundan taştan bir peri yüzlü kadın sureti, kapının sağ tarafında ceset olarak kendi aynasıyla yapılmıştır. Rum, Arap, Acem, Hint, Sind ve Dadyan diyarlarını gezip dolaşan denizcilerin, kara tüccarlarının dağlar görmüş gezginlerin aralarında Şahin Kayası diye meşhurdur. Ama ne şahin, nice kere yüz bin şahin, zağanos, balaban, miskî kartal, kerkes ve devlingeç yuvaları ile süslenmiş bin Sübhan Dağı'dır. Benzeri yine Van Gölü kıyısında Sübhan Dağı ola.
Bu kayanın dört tarafı öyle parlak kayadır ki yeryüzü okçuları kayanın zirvesine ok atsalar yarısına ancak erişir. Bu kalenin ta zirvesine çıkmak için yalçın kayayı Ferhad gibi kesip yol etmişler, tam 3.050 basamak kesme kaya merdivendir. Her basamağı yarım mimar ziraidir. Bu yol üzere bazı dinlenme yerleri kesmişler. Kayanın etrafına dolanarak geçilir. Ama at, katır ve eşek çıkamaz.
Hakir atları aşağıda bırakıp birkaç hizmetçiyle etek toplayıp var kuvveti pazuya getirip yüz bin sıkıntı ile çıkıp yeryüzünü ayak altında bukalemun nakşı gibi seyrettik. Yeryüzü sayfası sanki bir nakışlı ebrulu Hıtayî kâğıt gibi belli idi. Ve 7 konak batıya Akdeniz bir göl gibi gözükürdü. Ta bu derece yüksek bir dağdır. Ona yakın mavi buluttan başka meğer kanat çırpan kuşlar ola. Bunda da insan cinsinden bir tek fert yoktur. Kaydefa ve İzmirne melikelerin sarayları henüz üstad elinden yeni çıkmış güzel yapılardır.
Yağmur suyunun bir damlasının boşa gitmemesi için su sarnıçları vardır ki hâlâ âbıhayat buz gibi sularla doludur. Dağa üstad kazıcılar kazmalar vurup mağaralar kazarak bütün yağan yağmurlara yollar kazıp kayaların yüzünden akan yağmur suyunun bir damlası boşa gitmeyip mağaralara akar. Bu şekilde imar olmuş yüksek tepedir.
Bu kayanın ta zirvesinde 3 adet azîm göyner [köknar] ağaçları hâsıl olmuş. Sübhanallah, bu yazılan şeylerin dışında yılan ve çıyandan başka bir şey yoktur. Oradan yine inip atlarımıza binip bu kayanın dibinden geçip dört buçuk saatte batıya teper aşağı indik. Bu Şahin Kayası'nın zirvesi mavi bulutlar içinde kaldı.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗