Şakku'l-acuz
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Şakku'l-acuz
Bu mahalde 1 saat konup yine yola devam ederek çöl ve mugaylan içinde beyaz kumrularının güzel seslerini dinleyerek, deve kuşlarını kovarak, tavşan ve ceylânları avlayarak 18 saatte,
Şakku'l-acûz menzili: Bir çölistan sahradır. Hazret-i Ali bu mahalde bir cadıyı Zülfikâr ile 2 parça etmiştir. Allah'ın emri pis leşi yolun batı tarafında siyah bir taştır. Acep Kerrâr kerametidir ki ibretliktir. Onun için bu mahalle Şakku'l-acûz derler. Türk dilinde Kazık Geçmez Konağı derler. Gerçekten de bazı Şam tüccarı bu mahal için demir çadır kazıkları getirirler.
Bu mübarek senede valide sultan birkaç su kuyusu kazdırmış. Her biri âbıhayattan haber verir. Bunda da biraz mola verip yine borular çalındı. Çakıl taşlı uçsuz bucaksız çöl içinde reybas, amber-baris yiyerek ve mugaylanlar gölgesinde konup beyaz kumruları ve kızıl Yusuf kumrularının yanık seslerini dinleyerek gittik. Alay seslerini duymaya başladık ki,
"Bugün öğle vakti Hazret-i Sâlih Kayası adlı dar mahalle varırız. Hazırlıklı olun, zira bıldır [geçen sene] Reşidoğlu adlı melun hacıları bozup nice yüz adam helâk etti. Gerçi hâlâ Reşidoğlu devletli efendimize gelip itaat etti, ama ihtimaldir diğer Arap kabileleri lezzet almışlardır. Gafil olmayın" deyip derhâl paşa 2 bin pür-silâh cengâver ve hünerli askeri Hazret-i Sâlih Kayası pusu yerlerine gönderdi. Beri tarafta da İslâm askerinin cesur ve yiğitleri silâhlı hazır olup,
"Gerçektir, Arapların bu kadar günden beri görünmediğinin aslı bu dar boğazı gözedirler" deyip gönlünde olanlar emirü'l-hac olan Hârmûş Paşa yanına varıp çarkaya hazır oldular. Paşa da İslâm askeri içinde kudurmuş sarı arslan gibi askeri kol kol hazır edip yavaş yavaş geçerken ileri giden askerden bir hecinli yiğit gelip,
"Müjde sultanım. Birkaç kelle ve dil geliyor. Hayli cenk ettik. Arap boğazı almadan biz vardık. Meğer onlar hacıları 2 günden sonra gelir düşüncesiyle bazı derelerde domuz gibi yatarlarmış. Bir hayli cenk edip bozguna uğrayıp kaçtılar" deyince o gazilerden 6 kelle ve 3 dil getirdiler. Paşa söyletip hapsetti. Gelen gazilere yirmişer altın bağışlayıp giderek Nâka Boğazı kumsalına varıldığında
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗