Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiSancak Burnu Kalesi
TÜRKIYE

Sancak Burnu Kalesi

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Sancak Burnu Kalesi

(—) tarihinde Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa teklifiyle Erdel ve Kandiye fatihi Sultan IV. Mehmed yapısıdır. Yapılma sebebi odur ki, İzmir'de kâfir gemileri dolu dolu yüklerini alıp gümrüğünü istediklerinde verip veya hiç vermeyip salpa demir kaçarlardı.

Bunun sonucu İzmir gümrüğü atıl olmaya başladı. Köprülü'nün görüşüyle bu mahalle Aydın, Saruhan, Sığla ve Hudavendigâr sancakları askerleri ile tayin olundu. Bu Sancak Burnu adlı mahaldeki boğazda Dergâh-ı Alî Kapucubaşısı Gevezezâde (—) Ağa marifetiyle bu güzel kale inşa edildi. Hâlâ bu kale boğazından bir kâfir gemisi değil bir çırnık bile geçemez. Kale tamamlanınca tüm kâfir gemileri gümrüklerini ödemekte zorluk çıkaramadılar. O sene mültezimler gümrük eminliğini 200 kese fazlaya aldılar. Hâlâ her sene daha da artmaktadır.

Bu kale İzmir Körfezi içinde bir dar boğazda, bir kumsal geniş düz yerde, havalesiz dört köşe sağlam bir hisardır ki anlatılmaz. Çepçevre büyüklüğü 1.100 adımdır. Ama alçak sulu ve deniz kenarında olmakla asla hendeği yoktur. Deniz kıyısına dönük içine adam sığar şayka topları var ki deniz yüzünde kuş kondurmazlar.

Kale içinde olan 80 adet hanelerin hepsi kiremitlidir. Bir Hünkâr Camii var. Han, hamam ve çarşı pazarı yoktur.

Dizdarı ve 200 adet neferleri maaşlarını İzmir gümrüğünden alırlar.

Bu kalenin 7 büyük kulesi var. Cebehanesi gayet çoktur. Toplam 70 adet balyemez topu, çultutmaz ve kundak tutmaz şayka topları tamamen denize nazır, demir kapaklı toplardır ki daima hazır dururlar. Bu kalenin karşı tarafı yıldız rüzgârı yönüne bir uzakta Melemen toprağıdır. Gayet sığ kenarlardır, bütün gemiler bu kale önünden geçmeye muhtaçtır, zira derindir.

Bu kalenin kıbleye nazır bir kapısı vardır. Yeni ve demir kapıdır ki taşra varoşa çıkacak yerde 100 adım boyunda ve 20 adım eninde hendeği üzerinde 3 yerden kepenk ile zemberekli asma köprüleri vardır. Her gece kale neferleri köprü tahtalarını kaldırıp ada gibi kalıp girip çıkmak imkânsız olur.

Bu köprü başında bir lonca köşkü vardır, gelen geçenler dinlenirler. Kale kapısı üzerinde beyaz mermerde celî hat ile tezhipli tarihi budur:

Görünce Hâtif-i Gaybî dedi bu hileye tarih,
Kilîd-i bahr ü berr oldu ve hakka Kal'a-i Sancak. Sene 1077

Bu kaleye Sancak Burnu denmesinin sebebi odur ki ne zaman bir kâfir kalyonu İzmir'e girmek istese bu mahalle gelince beyaz sancak çekip itaat işaretini gösterip sonra limana girer, onun için Sancak Burnu derler.

Bu kalenin kıblesi önünde bir yeşillik büyük meydanda henüz yapılmakta olan 200 kiremitli, 1 camili, 1 han ve hamamlı ve 10 dükkânlı şirin bir kasaba vardır. Bu varoş ile kale arasındaki meydanda gölgeli ağaçlar altında bir âbıhayat çeşmesi var ki âbıhayattan nişan verir.

Ve İzmir'den Urla Şehri'ne deryadan batı tarafına 30 mildir. Lâkin İzmir Körfezi ağzında, Karaburun kazası tarafında, dağlar eteğince güneye 7 mil daha bir küçük körfezcik vardır, onun sonunda Urla İskelesi'dir. Ama Urla 1 saat dağlar içindedir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗