Say Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Say Kalesi
Nil Nehri içinde bir geniş bir adada ilk yapıcısı Ebrehe'dir. Nice melikten melike geçtikten sonra 22 tarihinde Esved ibn Mikdad eliyle Amr ibnü'l-As fethidir. Sonra Func kavmi istila etti. 935 yılında Sultan Süleyman Han zamanında Özdemir Bey fethidir ki hala Func ile ahitnamelerde büyük yeminlerle hudut, mamur bir kaledir. Halen Funcistan melikleri ahitlerine sadık kalıp sulha aykırı bir iş etmemişlerdir. Ama serhattın sonu olduğundan yine gece gündüz Func'dan ve Berberistan'dan eşkıya ile cenkten cidalden hali değillerdir. Mübarek Nil bu mahalde bir göl gibi yayılmakla bu kale Nil'de bir ada içinde şeddadi yapı şekilli siyah taşla yapılmış dört köşe sağlam bir kaledir.
İlk defa bu şehri Tufan'dan sonra yapan Melik Sa ibn Mısrayim ibn Nakraveş'tir. Daha sonra nice bin melikler imar etti. Hala kıble tarafına bakar bir demir kapısı var, Özdemir Paşa Habeş'ten getirmiştir, bu kapının kemeri altında kaleyi yapan Ebrehe'nin siyah sert taştan heybetli ve dev görünüşlü bir sureti var, sanki canlıdır.
Hakir bu kaleye geldiğimde bir safa geldin topu atıp tüm ovalar ve dağlar gök gürültüsü gibi gürledi. Hakiri dizdar hanesine kondurdular. Hamd olsun Rum adamı gördük diye vilayet ayanı ikram ettiler.
Sonra dizdara, Mısır'ın 7 bölük serdarlarına, İbrim kaşifi kaymakamına, İbrim kaşifi, Circe hakimi mektuplarını ve paşa emirlerini bu kalenin ayanına verip daha fazla tazim ettiler. Sonra yaya olarak kalenin ve şehrin seyrine gittik.
Kalenin Mısır müteferrikasından dizdarı, 150 neferi, Mısır'ın 7 ocağından 300 mustahfızı ve mehterhanesi vardır. Her sene maaşları ve zahireleri Circe'den gider. Bolca siyah barutu, 70 adet muşkat, şahi ve saçına topları vardır. Şeyhülislamı ve nakibi yoktur, ama 150 akçe kazadır. Nahiyesi ta Func'a ve Habeş'e kadar onundur. Ancak mahsulü günde bir dan ekmek parasıdır. Bazı mahalde İbrim kadısına ilhak olunup ayda bir, 5 ayda bir gemilerle zahire geldiğinde naip gelir.
Kalesinde 300 kadar hasırdan ve kamıştan ufak tefek evler vardır. Süleyman Han Camii ve Özdemir Mescidi vardır. Bundan başka han, hamam, medrese, mescit, mektep ve sebil yoktur. Ancak 10 kadar çalaştan, yani kulübeden dükkanlar vardır.
3 kahvehane ve 8 bozahane vardır. Ama ilik gibi süzülmüş pak bozası vardır. Bir testi içine biraz karpuz pekmezi korlar, çok güzel olur
Kale dışında 150 kadar hasırlı evler vardır. Bağı bahçesi yoktur, ama bostanı gayet çoktur, sulu ve lezzetli kavunu, karpuzu, hıyarı, acuru ve abdüllavisi olur. Yer yer hurma ağaçlan vardır.
Bu vilayette mübarek Nil'i kol kol akıtsalar toprağında altın yetişirdi.
Ovalarında Beni Halfa Urbanı sakinlerdir. Ektikleri darıları nın 1 kilesi 200 kile verir. Böyle mahsullü toprağı vardır. Bu Beni Halfa kabilesi 7 bin çirkin suratlı, mezhepsiz ve sahrada yaşayan kavimdir. Bazı mahalde isyan edip Say askeriyle cenk ederler.
Bu kaleden Habeş tahtı olan Musova şehri kuzey tarafa tam 20 germe konaktır, inşaallah yerinde yazılır. Her menzili çöl çölistan, kır ve yaban, arslan, kaplan, fil, gergedan, zürafa, ceylan, kepçe kuyruk, yaban sığın, akbaba, yılan, renk renk eşekler, korkunç vahşi canavarlar ile doludur. Hatta bu Say Kalesi'nde 3 adet arslan var idi, Allah bilir her biri fil cüssesinde siyah arslanlardı. Her birini birer hile ile tuzağa düşürüp vadilere sığmayan arslanları kamıştan bir dam içinde hapsetmişlerdi. Hakir öyle heybetli arslan görmemiş idim.
Bu mahalde Nil alçalmakta olduğu vakitte bazı Urban Nil'i develer ile karşıya geçerler, gayet geniştir. Lakin kalenin dört tarafındaki ada kenarları derindir, geçit vermez.
Bu şehrin suyu ve havası o kadar hoştur ki soğuğu da sıcağı da ortalamadır. Gece dışarıda yatılsa insan yeni hayat bulur. Zira bu Mısır iklimine saba rüzgarı gelmez. Arz-ı Hasan ki Bilbeys şehri ve Ariş'tir saba rüzgarı oradan beri esmez; hep tiyab ve milisi rüzgarı eser. Ama bu Say Kalesi'nde seher vaktinde saba rüzgarı ve şebnem tesir etmiş türlü türlü atların ve bitkilerin güzel kokusundan insanoğlunun her dem dimağı kokulanıp hayat bulur. O yüzden gayet yapılı, beğenilir mahbub ve mahbubesi, keklik sekişli, ceylan bakışlı, peri yüzlü cihan güzelleri olur ki insan görünce vücuduna titreme gelir. Havasının hoşluğundan bu şehirde demir cinsi asla pas tutmaz.
Büyücü avratları cihanda meşhurdur. Nice Rum gariplerini büyü ile bağlamışlardır. Ama büyücüleri İbrim kadar ve Azrak Cadı şehri Der kadar değildir. Allah bizi korusun, o şehirlerde adamı köpek ve eşek edip ulutur ve anırtır, küpleri, postları ve tekneleri havaya uçururlar.
Bu Say Kalesi'nden içeri Funcistan hükmüdür. Rum oğlanı asla yoktur, meğer cellabeler ile ticaret yoluyla gideler. Ama beyaz adamdır diye alay ederler.
Bizimle yoldaş olup gelen mustahfız kale kulları bunda kalıp tüm vilayet halkıyla vedalaşıp gitmek istediğimizde zengin fakir, yaşlı genç hep birlikte hakirin hanesine gelip,
"Biz sizi Funcistan'a koyvermeziz. Sana ve tabilerine yazık olur ki atların ve hizmetkarların şiddetli sıcaktan ve açlıktan helak olurlar ve Zenci haramilerden selamet gidemezsiz. Elbette gitmen" diye rica ettiler. Hakir,
"Vallahi ben can kuşumu Hakk'a ısmarladım ki asla korku ve endişe çekmem. Zira Cenab-ı İzzet Kur'an-ı aziminde ' ... Allah'ın hükümlerini koruyanlar ... ' [Kur'an, Tevbe, 112] buyurmuştur. Kırk senedir hıfza çalışıp çocukluğumdan beri nerede olursam olayım Cuma geceleri hatm-i şerifi terk etmemişimdir ki her yılda 48 hatm-i şerif olur.
Hamd olsun bu ayete inancım tamdır. Elbette teveccühümden dönmem. Ve İbrahim Paşa'ya eli boş varsam ne cevap vereyim? Bu Funcistan padişahı mektup ve hediyelerini nideyim?
Hakir bu mübarek Nil'in Akdeniz' e karıştığı Reşid ve Dimyat merece'l-bahreynlerinde ikişer rekat hacet namazı kılıp,
'Ey Allahım, Nil'in denize karıştığı merece'l-bahreynleri ziyaretini nasip eyledin. İlahi, Nil'in doğduğu yerleri ve Nil'in iki yanında yatan evliya ve enbiyaların nurlu kabirlerinin ziyaretini de nasip eyle' diye dua ettim.
Hamd olsun duam Dergah'ta kabul olup elçilik yoluyla bu Say şehrine gelmişken Mısır'a gitmek ihtimalim yoktur. Elbette bana namlı yoldaşlar verin, giderim" deyip ısrar edip,
"Bizi hayır duadan unutmayın ve bize komşunuz Func hakimlerine muhabbetname verin" diye gereksiz teklifler ettik. Derhal kale halkı birbirlerine manalı bakıp hepsi birden,
"Bizim kalemizden içeri neferlerimizden Rum uşağı gitse katlederler. Biz size ne yoldaş ve ne mektup veririz. Bizim bu kaleden dışarı güney tarafa atımız işlemez" diye kesin cevap verdiler.
Sonunda gördüler ki yoldan dönmem mümkün değil. Ama hakir büyük korkuya kapılıp çekeceğimiz dertleri, bela ve sıkıntıları hatırıma getirip endişeye düştüm. Ama yine elbette giderim diye yükleri develere yükletirken yine tüm kale halkı gelip 50 hecin üzere ikişer pür-silah tüfenkli bahadır yoldaş yiğitler getirdiler. Dört hecin deve yükü yiyeceği develeriyle bağışladılar. Funcistan tüccarlarına ve Berberistan cellabelerinin şeyhlerine,
"Bu paşa ağasını bir hoş gözetesiniz, buna bir zarar gelirse biz de sizi burada kıranz ve başka Berberi ve Fund geçirmeyiz" diye sıkı sıkı tembih edip bizi onlara teslim ettiler. Yine hakire gizlice tembih ettiler ki,
"Sakın bunlara güvenip gafil olman. Namaz kılarken birer birer kılın. Başkaları her an pür-silah gece ve gündüz hazır dursunlar. Bütün Rumlu bir yerde küme olun, onlara karışmayın" diye öğrettiler.
Say özelliklerinin tamamlanması
Arap ve Sabiye tarihlerinin hepsinde bu Say şehri hakkında İsvan Vilayeti hududunda Say şehri derler. Bu eski şehirde Tufan'dan sonra Rehven-i Hind'i adlı bir kihin melik iken göklere yükselmiş bir mil dikmiş ki hala kalıntıları görülmektedir. Görenin aklı perişan olur, sanki insan işi değildir. Üzerinde nice çeşit madenler karıştırılmış ibretlik bir ayna yapmış. Bu Say şehri için kast edip gelen düşmanı o aynanın ateşi yakardı. O yüzden Say şehri üzerine bir yağı, daği, baği ve eşkıya asker gelemezdi.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗