Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiSebir Dağı
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Sebir Dağı

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Sebir Dağı

Sebir Dağı derler ve Cebelü'l-Kepş de derler, bir kırmızı nurlu dağdır; Hazret-i İbrahim, Hazret-i İsmail'in ellerini ve ayaklarını bağlayıp 3 kere İsmail'in boğazına bıçak vurur. Allah'ın emriyle bıçak kesmez. Derhâl Cibril-i Emin Hak tarafından İsmail'e bedel bir elâ gözlü kara kurban getirip,

"Ey İbrahim! Rabbin sana selâm eyledi. 'Emrime itaat edip sevgili oğlunu kurbana götürdü. İsmail'e bedel bu koçu kurban eylesin'" deyince derhâl Hazret-i İbrahim bu dağ eteğinde kurban ettiği Menhar namıyla meşhur bir kurban mekânıdır. Hakir hamd olsun 7 kurbanımı orada edip fukaraya dağıttım.

Bu dağdan Cibril-i Emin ile gelen kurbanın çıktığı kaya iki parça olmuştur. Allah'ın emriyle öyle parlak ve cilâlıdır ki sanki hakkak eli parlatmıştır. Bu mahalde Makam-ı İbrahim ve Makam-ı İsmail ve Makam-ı İshak vardır.

Bu makamlarda ikişer rekât namaz kılıp ana-baba hukuku için dua sevaptır. Ve tefsircilerin bir görüşüne göre Hazret-i İbrahim'e Allah'ın emri ile kurban edilmeye memur olunan İshak aleyhissselâmdır, demişler, ama doğru görüş İsmail ola, zira hakkında, "... sabreden bir kul..." [Kur'ân, Sâd, 44] âyeti nazil olmuştur. Bütün peygamberler arasında İsmail-i Sâbır denmek ile meşhur olup geçimi için avcılık ederdi. Kudüs'e yakın pederleri Halilü'r-rahman hareminde medfundur.

Bu Mine Pazarı'ndaki yere Menhar derler, bir çukur kayalı yerdir. Hazret-i İbrahim kurbanı keserken elinin geldiği yer yüksek kaya üzerinde açıkça bellidir. Bu dağa Ganem ve Kepş Dağı ve Sebir Dağı derler.

Bu Menhar mahallinde Hazret-i İbrahim'in bıçağı İsmail'i kesmeyip nasıl kayaya vurursa Allah'ın emriyle o sert kaya iki parça olur.

Bu Mine Pazarı'nda dağı, taşı, dere ve tepeleri beyaz koyun süsleyip kırkar ellişer muhallaka paraya kurban verirler. O kadar çok gelir ki hesabını ancak Allah bilir.

Bütün Araplar koyunların bu Mine Pazarı'na getirmeseler tüm koyunları uyuz olur. 70 bin hacı derler, ama 5 kere 100 bin hacı olur, her adam birer kurban eylese 5 kere 100 bin kurban olur. Ama 20,30,40,50 ve 100 kurban eder ayan vardır.

Bu Mine Vadisi'nde kurban kanı Hak yoluna sel gibi akıp herkes çadır önüne kurbanlarını bırakıp Taif, Hicaz, Abbas ve Mekke fukaraları bütün kurbanları alırlar, postunu yüzüp her koyunu karnından ikişer parça edip o şiddetli sıcakta kayalar üzerine korlar, 2 saatte güneşte pişip bütün etleri herkes hanesine götürür.

Bu mahalde bir İlâhî hikmet vardır. Hesapsız nice kere yüz bin kurbanın artıkları ve bu kadar hacının kazuratı bu vadi içinde kalır. Hacılar Mekke'ye yöneldikleri gün veya 2-3 gün sonra yağmur yağıp bu vadiyi öyle temizler ki çer çöpten ve o pisliklerden bir şey kalmayıp vadi tertemiz olur.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗