Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiŞehitler Harmanı Ziyaretgahı
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Şehitler Harmanı Ziyaretgahı

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Şehitler Harmanı Ziyaretgahı

Bu mahalde binden fazla Sahabe-i kirâm şehit olup sıralı olarak defnedilmişlerdir. Ama üzerlerinde kubbeleri yoktur. Bazı bilinen ashabın, Muhacirin, Ensar'ın ve hadis ravîsi olan büyüklerin kabirleri mezar taşları ve birer sofa ile bellidir. Bunlardan başkası bir sahrayı süslemiştir.

Allah'ın hikmeti yakın zamanda çok şiddetli yağmurlar yağıp büyük bir sel olur ki bu şehitlerden yetmişinin kabirlerinin topraklarını sel götürüp mübarek cesetleri taptaze kimi uyur gibi yatar, kimi oturur, kiminin kanı akar, kimi elsiz, kimi ayaksız, kimi yaralı, kimi kellesiz, kimi rahat uykusunda yatarlar.

Bu perişan hâlin haberi Medine'ye ulaşınca bütün âlimler, şeyhler, seyyidler, bütün halk kazma ve kürekleri ile buraya gelirler. Görürler ki tüm şehitlerin vücutları taptaze dururlar, can u gönülden yüce dinin uğruna şehit olmanın faydasına tanık olunca tüm insanlar Allah yolunda mücahit olmak isterler.

Daha sonra tevhid, tehlil ve tekbir ile her şehidi durdukları şekilde bırakıp üzerlerine o amber kokulu topraktan yığıp kabirlerini belli ederler.

Sonra şeyhülharem olan hayır sahibi sevabına niyetlenip ihtimaldir bir daha sel taşıp yine şehitler eziyet çekmesin diye bu / şehitlerin dere tarafına 400 adım uzunluğunda bir kârgir yapı duvar yapıp bütün şehitler su baskınından kurtulmuşlardır. Allah hepsinden razı olsun.

Bu mahalli ziyaret etmede bir âdâb vardır. Seher vaktinde hava serin iken yalınayak başı kabak Tekâsür suresini okuyarak bu şehitliği ziyaret edip ruhlarından yardım talep edesin. Ama öğle vakti yalınayak gezilmez, zira zemin ateş gibi yanar. Eski pabuç giyip ziyaret etmek gerekir. Öyle olsa edepsizlik olmuş olur. Seherde ziyaret etmek gerektir. Bazı kimseler bu bina olunan duvar üzerinde pabucuyla yürüyüp ziyaret eder, gam değildir.

Bu duvarın bir ucu ta Uhud Dağı eteğinde Hazret-i Hamza'nın şehit olduğu mahalle varır. Bir ucu yine Hazret-i Hamza Türbesi'ne yakın varır. Bu sahra baştan başa sahabe kanı ile bulanmıştır. İhtiyaç gidermekten sakınıp âdâb üzere ziyaret etmek gerektir, vesselam. Zira bu ovaya Şühedâ Tarlası derler. Nice bin can ve baş oynamış tarladır. Mahsulü dua harmanında derilir ki "İşlerinizde kararsız kalırsanız kabir ehlinden yardım isteyiniz." [Keşful-Hafa, C. I, s. 85, Hadis nu. 213]

Bazı salih kimseler Hazret-i Peygamber'e muhabbetinden uğruna can feda edip şehit olanlar içinde bulunayım, diye bu mahalde defnedilmesi için vasiyet eder. Her sene Muharrem ve Safer ayında bu Hazret-i Hamza Türbesi'nde mevlid-i şerif olup 7-8 bin adam toplanıp mevlid-i şerif okunurken elbette aşk-ı İlâhî ile coşmuş bir adam ölmüş bulunur. Acayip İlâhî sırdır. O adamı yıkayıp Şühedâ Tarlası'na defnederler.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗