Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiSerav (Serab)
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Serav (Serab)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Serav (Serab)

Moğol dilinde "Serâf" derler. Kürtler "Serâv" derler, yani "Başsu" derler, ama doğrusu "Serâh"'tır. Bütün halkı "Yâ Kahhâr" ismine mazhar olduklarından baştan ayağa varınca küçüğü büyüğü âh-ı ser [baş ağrısı] çektiklerinden Ser-âh derler. İmaret talii akreptir ve beyti Merih-i mâîdir. Onun için bu uğursuz şehirde nice kere Osmanlı askeri yenilmiştir.

...

Serâv Şehri’nin şekli: Azerbaycan-ı Ucan toprağında Ermen beldelerindendir. Şehri bir geniş ovada yeşillik ve otluk vadide kurulmuş bir orta şehirdir. Kalesini Ferhad Paşa Bağdad’a giderken yıkmıştır. Bu şehrin ilk kurucusu (—) (—) (—). Nice meliklerden meliklere geçmiş bir uğursuzluk yurdudur ki tamamı 4.000 adet kireç duvarlı ve toprak ile örtülü damlı cehennem hanelerdir. Camileri, hanı, hamamları ve çarşı pazarı süslüdür.

Bu şehir Seylân Dağı'nın doğusunda ve Seylân Dağı onun batısında 5 fersah yerdir. Bütün suyu Serâh Nehri'dir ki Seylân Dağı'ndan doğup Rumiye Gölü'ne karışır. Hububatı çoktur, meyvesi yoktur. Ama halkı beyazdır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗