Serez
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Serez
İsim verilme sebebi budur; Yunan dilinde ismi Bikadobor'dur. Gazi Hüdavendigar bu kaleyi kuşatıp nice yerden bu kaleyi yıkınca, Müslüman gaziler "Si-ruz, yani bugünkü gün yürüyüş etsinler" deyince yürüyüş edip fetholduğundan ismine Si-ruz derler, yani bugünkü gün kalesi derler, ama halk dilinde bozulmuş hali kullanıldığından Serez derler. (---) Defter-i Hakani'de Siroz derler. Çelebi Sultan İsa taht merkezi olmuştur.
Dağlarında gümüş madenleri olmakla Osmanlı sikkesi darphanesi olup "Izze nasruhu duribe Siroz/Siroz 'da basılmıştır" diye akçesini çok görmüşüz. Kalesinin zemini (---) dağı eteğinde aşağı şehrin doğu tarafında bir yalçın kanara kaya üzerinde doğudan batıya uzunlamasına yapılmış bir iç kaledir. Beşgen şekilli, şeddadi taş yapı güzel bir kale olup ancak iki kapısı var, biri doğu yönüne ve biri batı tarafa açılır, ama kapılarının kanatları yoktur. Kale içinde de insanoğlundan asla bir iz, belirti yoktur. Ancak birkaç harap evler, 5 adet su sarnıçları ve 1 adet viran kilisesi vardır
Siroz Hisarı aşağı varoşunun şeklini bildirir: Bu sağlam surun içi insanoğlu ile Yahudi, Rum, Ermeni, Latin, Bulgar ve Sırp kafirleriyle dopdolu eski bir yapıdır.
Tamamı 10 adet Hıristiyan mahallesidir ve 2 bin adet kiremit ile örtülü kefere haneleri vardır. Zengin bezirgan kefereleri olmakla donanımlı ve bakımlı haneleri vardır.
Bu kalenin 4 adet kapısı vardır. Birine Balıkpazarı Kapısı derler, kıble tarafına açıktır. Biri doğu tarafına açılır, biri batıya ve biri de iç kaleye açılır. Bu kapıların hepsinin tahtadan sağlam kanatları vardır ki bacdarı, bekçileri ve yasakçı yeniçerileri vardır.
Bu kale dörtgen şekilli, tuğla ve taş ile yapılmış alçak duvarlı burçları yaralı, hendeksiz, top, tüfeng ve cebehanesiz kaledir ki büyüklüğü çepçevre tam 4.040 adımdır. Hisar içinde Rum, Yahudi, Ermeni ve Latinlerin mabetleri vardır. Ve yer yer dükkanları mamurdur. Bu aşağı kaleden taşra,
Büyük şehir Siroz varoşu: Büyük bir ovaya kurulmuş bağlı ve bahçeli, gayetle bakımlı ve şenlikli süslü şehirdir ki şehir kethüdası defteri üzre,
Siroz şehri mahallelerinin adedi: 40 adet mahalle vardır. Ama 10 mahallesi yukarıda yazılan kalede kefere ve Yahudi mahalleleridir. 30 mahallesi bu büyük şehirde Müslüman mahalleleridir.
Mahalle isimlerini bildirir: Evvela Ahmed Paşa Mahallesi ve Kurbağılık Mahallesi,
.................. (1,5 satır boş) ................... .
İleri gelenlerin haneleri: Küçük büyük toplam 4 bin adet altlı ve üstlü kargir yapılı, porta kapılı, İrem bağlı, kargir yapılı, baştan başa kırmızı kırmızı kiremitli, bakımlı ve şenlikli, süslü hanelerdir ki her güzel hanede birer abıhayat sular akıp fıskiye, havuz ve fışkırıp İrem bağlarını bu akarsular sular. Bunlardan (---) Ağa'nın sarayı ve (---) sarayı ve (---) (---) (---) Meşhur saraylar bunlardır.
…
Mahalle mescitleri: Tamamı (---) adet mahalle mescitleridir. Evvela (---) mescidi, (---) zaviyesi, (---) mescidi (---) (---) (---), meşhuru bunlardır ki tekke ve medreseler mihrabıyla toplam 30 mihrap olup diğer camilerin mihraplarıyla bu hesap üzere Siroz şehri 91 mihraptır. Nice yerde mescitler yapılmaktadır, Allah ziyade eylesin. (---) (---) (---)
Medreseleri: Tamamı (---) adet ilim öğrenilen medreselerdir. Evvela Ahmed Paşa Medresesi, kurşunlu büyük yapıdır. Bütün talebe ve hocalarına maaşları vakıf tarafından verilir.
Selçuk Sultan Medresesi, kurşunlu yapıdır. (---) (---) (---).
Ama özel darülhadis ve darülkurrası yoktur.
Ciğer köşesi çocuklar için sıbyan mektepleri: Hepsi 27 adet sıbyan mektebi vardır. Evvela Ahmed Paşa Mektebi, Koca Mustafa Paşa Mektebi ve Selçuk Sultan Mektebi (---) (---) (---). Meşhuru bunlardır.
Derviş tekkeleri: Saçlı Emir Sultan Tekkesi, Halveti' tarikatinde büyük tekkedir. Mustafa Paşa Tekkesi,
.................. (1,5 satır boş) .................... [220a]
Çeşmeleri: 710 adet hayat pınarı, kevser suyu çeşmeleri vardır. Her hanede birer akarsu bulunduğundan başka elbette her köşe başında ve her mahalle içinde birer ikişer adet kevser şarabı çeşmeler vardır.
Sebilhaneleri: 70 yerde çarşı pazar mahallelerde susamışlara sebilhane vardır. Bunlardan Kaya Balı Sebili, Selçuk Sultan Sebili ve
.................. (3/4 satır boş) ................... .
Tatlı su nehirleri: Bu şehir içinde (---) adet akarsuları vardır, ama kale kayası dibinde akan İmaret Suyu dedikleri akarsu gayet tatlı ve hazmı kolaydır. (---) (---) (---) (---) (---)
Evlerde bulunan tatlı su kuyuları: Tamamı 2.060 adet Ayn-ı Selvan kuyusu gibi ev kuyuları vardır .
.................. (1 satır boş) ................... .
Çarşı bedesten: Hepsi 2 bin adet dükkandır, ama Haleb, Bursa, Şam ve Mısır gibi kargir kubbeli dükkanlar değildir. Dokuz kubbeli, kurşun örtülü ve 4 adet demir kapılı bedesteni içinde zengin tüccarları var, alışveriş ederler
Yıkananların hamamları: Tamamı 5 adet herkese açık hamamı var. Evvela Eski Hamam, Hayreddin Paşa'nındır. Debbağlar Hamamı, eski yapıdır, suyu ve havası güzeldir. Ak Hamam, Alaca Hamam ve Şeyh Efendi Hamamı. Bu hamamların suyu, havası ve yapısı gayet hoş ve geniş hamamlardır.
Hanedan sahibi ileri gelenlerin özel hamamları: Maarif erbabının sözlerine göre bu şehir içinde 1.060 kadar ev hamamları vardır, diye nice saray hamamlarını anlatıp övünürler. Gerçekten de hakirin malumu olduğu üzere 50 adet saray hamamları vardır.
Tüccar hanları: Tamamı 17 adet tüccar hanları var, bunlardan (---) hanı ve (---) hanı
.................. (1 satır boş) ................... .
Garip bekar odaları: Tamamı 9 adet bekarhane odaları vardır, ama bunların da bekçi ve gözcüleri vardır. Bunda kalanların hepsi birbirlerine kefil sanat ve meslek sahibi, yurdundan uzakta, garip müslim ve gayrı müslim adamlardır.
Mühendis işi, insanların geçiş yeri köprüler: Hepsi (---) adet kargir yapı güzel köprülerdir. Bunlardan Ahmed Paşa Köprüsü, sanatlı, kargir yapı güzel bir köprüdür.
.................. (1 satır boş) ................... .
İbretlik ziyafet evi:
.................. (1,5 satır boş) ................... .
Rahip kiliseleri: Yukarı orta hisarda (---) adet kefere, Yahudi, Ermeni ve Latin mabetleri vardır, ama bunlardan eskisi Rum kilisesi, ta Leka Kral zamanında yapılmıştır. (---) (---) (---)
Cana can katan güzel havası: Havasının tatlılığı ve güzelliğinden halkının yüz renkleri kırmızımsı olup zinde ve sağlıklı olduklarından başka erkekleri çok yaşlanıp, çok ihtiyarlayıp kuvveti gitmiş sanılırken yine çabuk adamlardır.
…
Övülen şeyleri: Bu Siroz şehrinin nice bin şeyi övülür ama ala gözlü ve çakır gözlü, alnı sakar, 4 ayakları sekil kınalı, semiz ve sevimli dombay, kömüş ve camızları Van diyarında, Adana ve Tarsus şehirlerinde yoktur. [221a] Bir çift camız 200 guruşa satılır, ama 4 araba yükü arabalarına yükleseler çeker. Ta bu derece güçlü carhızları olur. Ve diğer beğenilenlerinden,
.................. (1,5 satır boş) ................... .
Siroz şehri övgüsü
Evvela bu büyük şehrin yan yana üçer ve dörder araba sığar geniş caddeleri iri ve beyaz taşlar ile döşeli kaldırımlıdır. Her köşe başında akan çeşmelerin hayat suları taşıp çarşı pazarın sokaklarının sağında solunda sular akıp güzellik pazarı içinde, bazı caddelerde ve nice meydanlarda çeşit çeşit yüksek ağaçlar, salkımsöğütler, üzüm asmaları ve uzun serviler ile Acem hıyabanı gibi olmuş, gölgelik ve süslü bir güzel şehirdir ki Rumeli diyarında asla benzeri yoktur. Genellikle kafiristanın Donkarkız, Danimarka, Lonçat, Amsterdam ve Kaşa adlı şehirleri böyle çeşit çeşit ağaçlarla süslü bakımlı şehirlerdir. Bu Siroz da İslam şehirleri içinde gayet süslü büyük beldedir.
Alemlerin Yaratıcısı daha fazla mamur edip kıyamete kadar devam etsin. Zira vilayetin halkıyla çok güzel münasebetlerimiz olup şehirde ve yaylalarda nice zaman Hüseyin Baykara sohbetleri ettik.
Bu şehrin imareti talihi terazi burcunda bulunmakla terazi hükmünce tüm halkı itidal üzere terazi tartısı gibi geçinip kendi hallerinde, işlerinde ve kazançlarında bir alay tüccar kavmidir. Bir sınıfı ayan-ı kibardan hizmet ehlidir. Bir kısmı alim, salih, imam, müezzin, hatip fazıl ve şairdir. Sanat ehli gayet alüfte ve aşüfte adamlardır ki zühre evinde bulunduklarından hepsi havayı sanat olup saz söz, çeng-i rebab, def kudüm, ney musikar, santur, tambur ve tambura gibi sazlara düşkünlerdir.
8. Kitap 1. Cilt Sayfa 133
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗