Serik
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Serik
Bu köprünün Antalya tarafında binden fazla sazdan kulübe gibi dükkânlar vardır. Haftada bir cumartesi gün Serik nahiyesinden, Karahisar'dan, Alâiye ve Antalya'dan, Teke ve Hamid'den 40-50 bin adam bir gün bir gecede toplanıp büyük pazar durur.
Serik Subaşısı Nişancı Paşa hâssıdır. Onun subaşısı, kadısı, Karahisar ve Manavgat kadısı o gün orada hazır olup büyük kavga ve davalar halledip kadılara sicil için 3 akçe, hüccet için 10 akçe verirler. Bir akçe fazla istese kadıların piş-tahtasını [çekmece] başında parça parça ederler giderler, öyle kavgacı Manavgat kavmidir. Manavgat neredir, diye sorsan "Ya geri kaldı, ya ileridedir" diye cevap verirler. Böyle yerilmiş, kötü kavimdir.
Bu vilâyet halkı bir haftayı Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma diye hesap edemezler, ancak her gün bir semtte pazar durur, o pazar günleri ile hesap edip "Ulu pazar, kiçi pazar, beri pazar, öte pazar, Serik pazar ve Manavgat pazar" diye 8 günü 8 pazar ismiyle sayarlar, tuhaf kavimdir. Ancak gayet musallî halktır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗