Sevakin (Suakin)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Sevakin (Suakin)
Eski zamanda Lenduha'nın annesi Sevakine adlı kadının temaşagahı imiş, yapıları onundur. Sonra Dumbiye sultanı hükmünde iken (---) tarihinde Sultan Süleyman Han Gazi asrında Mısır Veziri Tavaşi [Hadım] Süleyman Paşa 300 parça gemi ile Hindistan'da Devabad'ı ve Ahmedabad'ı Portakal elinden fethedip yine Hint padişahına hibe edip zaferle Yemen' e gelip orada Aden, Sana ve Moha adlı limanları da Zeydiler elinden fetheder. Sonra donanma-yı hümayun ile bu Habeş iklimine geçip 40 bin asker ile Özdemir Paşa'yı bu diyarda serdar-ı muazzam edip önce bu Sevakin Adası'nı fethedip gemiler demir atıp Sevakin'de sakin oldular. Özdemir Paşa müstakil hakim vezir olup Habeş iklimine velvele saldı. Sultan Gavri'nin akrabalarından Çerkez asıllı bir tedbirli, yarar, namlı, yiğit, bahadır er imiş.
Bu şehirde tüm kervan halkıyla alışverişler edip 12 gün kaldık. Hakir 40 hecin deveyi 500 guruşa sattım ve 50 fil dişlerini toplam 500 guruşa verip yükümü biraz hafiflettim. Sonra şehrin ahvaline vakıf olup gezip dolaşmaya başladık.
Bu Sevakin şehrinin karşısında Süveyş Denizi aşırı kuzey tarafına denizden 300 milde Cidde iskelesidir ki Mekke-i mükerremeye oradan 12 saatte varılır. Onun için bu Sevakin şehrinin kıblesi kuzeye doğrudur ve birinci iklimdir. Bu Sevakin Adası 3 mil doğudan batıya uzunlamasına küçük bir adadır, kara tarafından ses işitilir. Ta bu kadar yakındır.
Habeş paşasının bir tahtı da bu Sevakin'dir, ama paşa burada sakin olmaz. Kaymakamı 500 adamla yönetip paşaya senede 100 kese mahsul verir. İskele başında paşa sarayına hurde derler, gümrük orada alınır. Tüm kaymakamlar onda otururlar. Özdemir Paşa'nın yapısıdır. Tamamen kargir, sağlam ve dayanıklı saraydır. Bütün Hint, Sind, Yemen ve Habeş gemileri, celebeleri ve Hindistan karaka gemileri bu saraya yanaşıp öşür alınır.
Bu şehir 150 akçe payesiyle kazadır. Nahiyesi bir bad-ı hevadır. Daima paşalar imam efendilerine zapt ettirir. Senede 70- 80 guruş olur bir acayip asumani kazadır, uğrayan bilir.
Bu Sevakin adasında toplam 260 kargir, hasır, kamış ve çalaştan, hep toprak örtülü ufak tefek hane vardır. Özdemir Paşa'nın sadece alçak minareli bir camii var, taş yapıdır. Birkaç mescidi ve 20 kadar koçaştan, yani çalıdan ve hasırdan dükkanları var. İskele başında Banyan kavmi, yani ateşperest kafirlerin mahzenleri var, her cins değerli mallarla dolu mahzenlerdir. Bu yazılan yapılardan başka han, hamam, imaret, medrese, bağ, bahçe, bostan yoktur. Ancak bu taraflarda Funcistan, Zencistan ve Dumbistan melikleri vilayetlerinin iskelesi olmakla gayet bolluk ve ucuz yerdir.
Bu adanın keşişleme tarafı karadır, beri taraftan ezan sesi duyulur, o tarafta deniz kıyısında 3 adet eski kuleler vardır, birbirlerine yakındır, tüfenk menzilidir. Sevakin adasında su olmayıp bu tarafta olan suları korumak için bu 3 adet kuleyi yapmışlar. Gelen kervan ve yolcular bu Sevakin'e geçinceye kadar sığınmaları için bu kuleler güvenli mekanlardır. Bu kuleler olmasa Zenci kavimleri Sevakinliye bir damla su vermezlerdi ve Sevakinli susuzluktan yok olurlardı. Halen gelen gemilerden Arz-ı Mukaddese suyu var mı diye Yemen ve Cidde gemilerinden su isterler. O yüzden bu taraftaki suları daima korurlar. Bazı hanelerde su sarnıçları vardır.
Bu kuleler onun için gayet mamurdur. Baş Kale, Orta Kale ve üçüncüsü Boğaz Kalesi: Bunlar gayet mamur kalelerdir. Su taşıyacak gemileri var ve başka başka dizdarları ve 50'şer 60'ar neferleri var. Kulları aydan aya ulufelerini paşadan alırlar. Eğer paşa hayli asker ile Habeş'e geldi ise bazı tabilerini bu kalelere ağa ve nefer yazıp hizmetlendirir, acep inceliktir.
Bu kalelerin birkaç şahi darbzen topları ve cebehaneleri vardır. Hep şeddadi taş yapı kalelerdir. Birer tahta kanatlı kapıları denize açılır. Dört taraflarında tüfenk mazgal yerleri vardır. Daima kale halkı hazır olup tüfenklerle suları gözetirler ve kayıklarla gece gündüz suları Sevakin Adası'na taşırlar.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗