Şeyh Aşık Dede Gülşeni Ziyaretgahı
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Şeyh Aşık Dede Gülşeni Ziyaretgahı
İsimleri Mehmed'dir. Edirne yakınında Ahur Köyü'nde doğup seyahatte yetişerek Yavuz Sultan Selim ile Mısır fethinde bulundu. Hazret-i İbrahim Gülşeni sohbetiyle şereflendiğinde İbrahim Gülşeni, Aşık Çelebi'nin kulağına bir kere "Hu." diye bir nara vurunca hemen Aşık Çelebi İlahi aşka mazhar olur. Derhal malından mülkünden, bütün çadır, çerge ve ağırlıklarından kurtulup yalınayak başı kabak Mısır şehri içinde meczup şekilli olup "Ah aşk!" diye gezerdi. Selim Han bir kaç kere rast gelir. Selim Han'a zerre kadar tanıdık gözler bakmayıp geçer. Selim Han İbrahim Gülşeni'den rica ederler ki,
"Benim tutkun aşıkım olan Aşık Çelebi'me bir nazar edesiz" diye haber gönderir. Şeyh İbrahim buyurlar ki,
"Altınsız gümüşsüz alan satan şad u handandır. Aşıkın gerçek aşkına mani olmasınlar" diye haber gönderirler.
Yedi yıldan sonra Şeyh Ni'metullah tarikatından Şeyh Saib, Aşık Çelebi'ye Mısır yolunda rast gelip durumuna vakıf olur. Derhal İbrahim Gülşeni’ye gelip Aşık Çelebi'yi rica ederler. Derhal aşıkı ma'şuku olan Şeyh Gülşeni huzuruna getirtirler. Yedi yıldan sonra bir kere daha kulağına "hu!.." deyince Hayy ve Kadir olan Allah'ın emriyle Aşık Çelebi ayılıp harap gönlü İlahi nur ile pür-nur olur. O an İbrahim Gülşeni', Aşık Dede'ye bir kat hırka-i peşmine, seccade ve alem verip Edirne şehrinde İbrahim Gülşeni'nin yaptırdığı tekkeye gönderip,
"Rum diyarı aşıklarına tarikat önderi ol" diye Edirne'ye gönderir. Onlar da Süleyman Han'a gelip izzet ikram ile İrem Bağı Edirne'ye gelirler ve Küçükpazar yakınında Şah Melek zaviyesinde post sahibi olup Gülşeni ayini icra ederler. 20.000 fukara kendilerinden Gülşeni fakirlik cihazını kabul edip bütün aşıklara tasavvufane ve aşıkane kah Mesnevi kitabı ve kah Ma'- nevi-i Gülşeni kitabı tefsir ederler. (---) tarihinde Gülşeni Aşık Dede cennet gülşenine yollanıp olup şen ve şaduman cennete ulaştı. Hala zaviyesi sahasında gömülüdür ve gönül erbabının ziyaret yeridir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗