Şeyh İbn Ayid (Duwaayr Yid)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Şeyh İbn Ayid (Duwaayr Yid)
Selim Han'a itaat eden şeyhlerin soyundandır. Bu kabileye Havvare derler. Mısır küheylanları bu kabilede olur. 70 fırka aşiret ve kabiledir, hepsi birbirine kavi düşmanlardır. Ama bunlardan bu Ayid kabilesi cesur ve yiğit kavimdir, 8 bin askeri olur.
İbn Ayid'in sakin olduğu köy geniş verimli bir ovada 500 haneli, 1 camili, 1 misafirhaneli ve mamur Şeyh Ayid saraylı köydür.
Şeyh Ebu Menca hazretleri orada küçük bir kubbe içinde hazırdır, himmetleri nazır ola. Her Cuma gecesi Şeyh ibn Ayid bu Şeyh Ebu Menca ziyaretgahında mevlid edip fakir ve zayıflara ziyafet çeker. Hakire bir destekuyruk Havvare tayı bağışladı. Oradan kalkıp yine Nil kenarınca gelip güney tarafına mübarek Nil gayet dolaşmıştır ve Nil gayet geniş olduğundan ada ada olmuştur ki her bir ada büyük ormanlardır.
Bu mahallin Nil'inde timsah ve Nil atı gayet çoktur. Ne zaman mübarek Nil coşsa bu mahalde Reml Arkı [Kolu] derler bir büyük bir arktır ki Nil'in yarısı o arka akıp nice bin köyleri sular güçlü arktır.
Bu Reml Kolu ark içine timsahlar girmeye kor karlar. Zira bu kolun Nil'den ayrıldığı yerde bir sütunda timsah tılsımı vardır. Timsah bu kola girince karnı üstüne gelip ölür. O yüzden timsah haramzadeler Nil'in kırmızı çamurlu aktığı mahalde adam gövdesi kadar ve daha küçük taşlar yutup ağır olur, tam 40 gün Nil dibinde adalar arasında erbain çekip yatar. O sırada Allah'ın kullarının evlatları ve hayvanları çekinmeden Nil kenarına varıp suyunu içerler. Ama başka zaman erkek, kadın ve çocuklar kalabalık olarak Nil kıyısına varıp sopalarla Nil'e vura vura su alırlar. Melun timsah bazı mahalde fırsat bulup atları ve develeri kapıp Nil'e çekip adalarda yer. Gayet güçlü melundur, ancak karada mahareti yoktur, zira elleri ve kıç ayakları kuvvetsizdir; mahareti Nil'de kuyruğuyladır. Bazı insanı bütün yutar. Küçük masumları haydi haydi yutar. Ama bazı melunu bu Reml Kolu şiddeti mahallinde toparlayıp arka girince tılsımın etkisinden ölüp Fellahlar derilerini kapılarına mıhlarlar.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗