Seykel (Székelyföldet)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Seykel (Székelyföldet)
Dört bölük olan Erdel diyarının bir bölüğü bu Seykel vilâyetidir. Bu feth olunan taburdan bütün İslâm askeri içeri girip elleri kan, kılıçları çıplak, sineleri kebap, ciğerleri ağlar, vücutları yanık ve dillerinde Hazret-i Kur'ân okuyarak doğu tarafa (—) saatlik menzili iki saatte ılgar ile varıp tâ Seykel Sahrası'na at bırakıp gittiklerinde tüm Seykel kâfirleri,
"Türk Seykel Taburu nu alamaz" düşüncesiyle evli evlerinde içip keyfinde iken kimi zincire bağlı esir, nice bini kılıç yemi oldu. Nice bini kaçayım der iken onlar da kılıca doyup evlât ve çocuklarından oğlanları, kızları ve kadınları İslâm ile şereflenip bu cennet gibi ova içinde olan köylerini tamamen yağmalayıp keferelerin esir edip yakılıp yıkılıp öyle berbat oldu ki,
"Ayâ bu zeminde eskiden bir yapı var mı idi?" denirdi.
Sözün kısası bu sahrada Müslüman gaziler tam 7 saat kılıç çalıp Seykel Ovası zemini insanın kızıl kanıyla bukalemun nakışlı olup kâfir cesedi ile döşendi.
Akşama yakın konuldu ve kol kol ip ipe bitişik kurulup tüm beylerbeyilere fermanlar olup kat kat her tarafa karakollar tayin olundu.
*Bokluca gazi hikayesi de burada geçer.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗