Seykelhit (Sengevi)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Seykelhit (Sengevi)
Sekelhit de derler. Evvel ve sonra Erdel Vilâyeti kaleleridir, ama yapıcısını bilmiyorum. Varat fetholunca Ali Paşa yazımında bu kale Erdel'in Hayduşak Vilâyeti'nde kalıp 600 adet köyleri Macar nahiyesine yazılıp Varat köyleri oldu. Bu kale bizim Varat Kalemize yakın olduğundan Nemse kralı sulh sırasında korkusundan bu kalenin yıkılmasını rica etti. Zira ileri görüşlü ve sonunu düşünen kâfirler böyle düşündüler ki,
"Osmanlı Varat Kalesi'ni aldı. Eğer bu Seykelhit Kalesi'ni de alırsa ve böyle bir sarp kaleye asker korsa tüm Erdel Vilâyeti'ni, bütün Hayduşak ülkesini ve Orta Macar Vilâyeti'ni tamamen ele geçirir" diye öncelikle bu Seykelhit Kalesi'nin yıkılmasını rica etti. Bizim Serdar Hısım Mehmed Paşa 40 bin asker ile bu kale altına vardıkta Nemse çasarı tarafından da 40-50 bin kadar reaya ve berayalar kazmaları, çapa ve kürekleri ile 3 bin kantar barut ve 2 bin kadar kazan kumbaralar getirip kalenin her tarafında hazır etmişler.
Hemen kale içinde olan Nemse askeri yaya olup pür-silâh Bihar Kalesi'ne gittiler. Ve kaledeki ev sahipleri, reaya ve berayalar çoluk çocuklarını alıp fakir kâfirler,
"Hey gidi Seykelhit Kalesi, senin kıymetini Osmanlı bilmedi. Keşke Osmanlı elinde olaydı" diye kaleden çıkıp ağlaşıp sızlanarak gittiklerinde hemen 40-50 bin Nemse reayası Seykelhit Kalesi etrafına karınca yılana üşer gibi üşüp kaleye 27 yerde lağımlar kazıp siyah barut ile o nâzenin güzel kaleyi "havaya uçtu" deyip duvarlarını göğe atıp bütün yapıları o çok derin batak içine düşüp kale bir günde harap oldu. O an içinde olan 12 bin kılıç sahibi Hayduşak askeri ve reayaları baş kaldırıp,
"Bu kalemiz harap olduktan sonra şimden gerü biz Nemse kralına [88b] tabiyiz, Varat Kalesi'ne tabi olmazız" deyip baş eğmeyip 12 bin kılıç reaya ve 12 bin asker kefereler Varat reayalığından ayrılıp gittiler ve bir anda dağıldılar. Melun Nemse kralı acep incelikle pek çok reaya sahibi oldu, ama ne fayda.
Ancak Allah'a ayandır ki, elçi paşamızla Nemse kralıyla Beç Kalesi içinde buluştuğumuzda sulh anlaşması sırasında Nemse çasarı elçi paşadan bu Seykelhit Kalesi'nin yıkılmasını rica ettiğinde bu hakir ve fakir gizlice elçi paşaya "Razı olman" dedim. Hamd olsun sözüm tesir edip öyle oldu ve bu kalenin yıkılmasına izin vermedi.
Sonunda Der-i Devlet tarafına Nemse çasarı kendi elçilerine haber gönderip saadetlü padişahtan izin alıp hatt-ı şerif Varat'a gelip padişah fermanı ile kaleyi berbat ettik. Ama Varat Kalesi'ne yazılmış 24 bin reayadan çıktık, emir padişahındır.
Bu Seykelhit Kalesi bizim Bihar sınırında birçok derin bataklık içinde İskender Şeddi gibi yuvarlak şekilli olup çevresinde 9 tabyalı, kırmızı tuğla yapılı, batı tarafa bakar bir kapılı, sağlam ve dayanıklı bir kale idi. Hatta sahib-kıran Gazi Seydî Ahmed Paşa efendimiz ile Erdel diyarında bilek gücüyle 160 kaleyi ele geçirip içlerine girip hepsinin hediyelerini almışken ve bütün kaleler itaat edip bağlanmışken bu Seykelhit Kalesi sarp ve dayanıklı olmakla Seydî Ahmed Paşa'ya bir Girit mangırı vermeyip 1.700 pare alarka topu Seydî Paşa'ya atıp asla uğratmadı. Sonunda Seydî Paşa "Olmaya illâ hayr gidi kâfir Seykelhit Kalesi" deyip hüsrana uğrayıp gönül yarasıyla gitti.
Yani ta bu mertebe sarp ve dayanıklı derya gibi batak içinde kale idi. Ve azıcık bahane ile Osmanlı eline girmesi mümkün idi ki yıkmak için içine girdiğimizde İslâm askeri içinden çıkmasa fethedilmiş olurdu, henüz İslâm elinde bir Kahkaha Kalesi olmuş olurdu. Ama şimdi her taraftan fakir kaleyi lağımlar ile harap etti ki ancak temelleri kaldı. Kısacası Erdel'de öyle kale yok idi, meğer Karol Kalesi ve Galu Kalesi ola.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗