Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiSeyyid Ahmed el-Bedevi Türbesi
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Seyyid Ahmed el-Bedevi Türbesi

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Seyyid Ahmed el-Bedevi Türbesi

Sağ taraftaki kapıya bitişik Seyyid Ahmed el-Bedevi'nin duvarıdır. Bu camiin sağ tarafında yan sofası kubbeleri arasında göklere doğru yükselmiş, beyaz inci gibi yekpare yuvarlak, beyaz kireç sıvalı ve yeşil tunç alemli bir kubbedir.

Bizzat sultan hazretleri o nurlu türbenin tam ortasında servi ahşabından parmaklık içinde altınlarla süslenmiş Kabe örtüsü ile örtülmüş servi levhasından yapılmış dört köşe sanduka içinde yatmaktadır. Bu süslü sandukanın dört köşesi bir adam kellesi kadar saf gümüşten cilalı toplada süslenmiştir.

Mübarek başları alameti bu dört köşe sandukanın ortasındaki yeşil imame sarığı, Mısır Valisi Ebü'l-hayr Kethüda İbrahim Paşa göndermişti. Bir büyük alayla 4 bin tarikat sahibi Bedevi şeyhleri ve 20 bin Alevi fukarası tef ve kudümlerini, nefir, nakkare ve zillerini dövüp davullarını çalarak tevhid-i erre ile bu tertip alay ile sarığı getirdiler. Tekbir ile mübarek başları makamına baş halife sarıp dört tarafında olan zerduz makramaları destar altına sardılar. Sultan çeyizi kadar bukalemun nakışlı makramalardır ki hesabını Allah bilir, birbiri üzerinde çürümüş kalmıştır. Hizmetkarlardan ve başkadan bir fert el vurup bir makrama almaya kadir değillerdir. Çok adamın uzattığı eli kurumuştur.

Paşanın gönderdiği hediye halı ve seccadeyi döşeyip üd ve arnberi yakıp kubbenin içinde güzel kokudan insanın dimağı kokulanırdı.

Sandukanın dört tarafında olan şebekeler üzerinde kıymetli avizeler var ki her biri Rum haracı değer. Hediye ve yadigarlardan insan boyunda gümüş şamdanlar, altın yaldızlı şamdanlar, bakır kalaylı şamdanlar, altın ve gümüş buhurdan, gülabdan ve gümüş makaslar vardır.

Sadefkari rahleler üzerinde nice yüz Yakut-ı Mustasımi, Şeyh ve Karahisari hattı ile yazılmış Kelam-ı İzzetler vardır.

Kubbesinin çevresinde asılı olan adam boyu nice yüz kafüri mumların her biri üçer dörder kantar gelir. Bu mumlar tamamen kafir krallarından hediye gelir. Zira kefere de bu sultana inanırlar. Zira zindanlarından defalarca nice bin esirin ayaklarındaki demir bukağılar parça parça olup esirler kurtulmuştur. Her mumun yanında kurtulan ümmet-i Muhammed'in kırkar ellişer okka gelir demir bukağı, kadana ve pranga demir bentler asılıdır ki her birini Allah'ın kulları kırkar ellişer sene taşıyıp Bedevi kerameti ile kurtulmuşlardır. Ama bu asılı olan mumlar yanmaz, sadece sus içindir.

Yedi iklimde olan İslam padişahları da teberrüken birer kıymetli hediye göndermişlerdir. Mesela cevahir ve murassa kandiller, çerağdanlar, fağfuri bardaklar, pek çok devekuşu yumurtaları, altın ve gümüş toplar ve sürahiler asılıdır ki hesabını Allah bilir.

Her dünya gezgini aşığın birer yadigarı asılıdır. Mesela zerdeste, çevgan, palheng, tef, kudüm, nefir, zil, Davud sapanı, alem, çerağ, kantura, debdevi, dehdehi, zilbern, teber-i Müslimi, çeşitli taç külah, keşkül, zand, afitabe, cığcığa, telatin tennure, çeşit çeşit yün hırkalar, ağaç kılıçlar, acayip ve garip balık kemikleri ve nice umman-ı kerarne gibi cilbend-i muhabbetler ve bu gibi türlü eşyalar var ki hepsi gönlü yaralı derviş çeyizidir. Her biri bir köşede asılıdır. Bunlardan başka nice bin çeşit eşyalar da asılıdır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗