Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiŞıkıf Kalesi (Beaufort Castle)
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Şıkıf Kalesi (Beaufort Castle)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Şıkıf Kalesi (Beaufort Castle)

(---) tarihinde Kudüs-i Şerif, kötü renkli Freng keferesi elinde iken bu Şıkıf Kalesi'ni Şıkıf adlı bir Dürzi beyinin yardımıyla İspanya yapmıştır. Daha sonra Kudüs'ü Nureddin Şehid feth edince bu kaleyi de feth etmiştir. Daha sonra 922 [1516] tarihinde Yunus Paşa eliyle Selim Han feth etti. Şam eyaletinde Kerek sancağı sınırında Zeydaniye Kazası ve subaşılığı hükmünde göklere doğru baş uzatmış bir yalçın beyaz yüksek tepenin üzerinde ibret verici bir kaledir. Aşağıdaki Tennur ırmağı'ndan ta kalenin yüksek yerine iki saatte çıkılır. (---) tarihinde Maanoğlu Osmanlılara karşı durup isyan edince bu kaleye 20.000 fitil tüfenkatıcı asker ile kapanıp cenge hazır olduğunda kara tarafından Karaman, Sivas, Maraş, Adana, Haleb, Şam ve Tarabius-Şam eyaletleri askerleri bu kaleyi kuşattılar.

Deniz tarafından 200 parça kadırga ile donanma-yı hümayuna Kapudan Cafer Paşa başkumandan olup Bektaş Ağa donanma yeniçeri ağası olup yetmiş 80.000 İslam askeri ile bu kaleyi kuşattılar.

Maanoğlu bir taşına bin baş alıp üskes (kesinlikle) kaleyi vermeyince İslam askerleri eli boş ve mahrum olup gittiler. Hala Osmanlı'nın metris yerleri açıkta durup nice bin Osmanlı şehitleri burada gömülüdürler.

Kıble tarafı Tennur Irmağı deresine bakar uçurumdur. Allah saklasın insan aşağı bakmaya cesaret edemez. Aşağ: derenin bir tarafında Ba'albek Kalesi vadisinden gelen Ritan Nehri, Tennur Nehri'ne karışır. Şıkıf Kalesi'ne gelen Ayn-i Sul Köyü'nden doğan Sul Nehri bu Tennur Nehri'ne karışıp üç nehrin çağıltı ve iniltİsinden insanın kulağı sağır olu. Sesi bir fersah yerden duyulur.

Maanoğlu, adı geçen Şıkıf Kalesi'nden usta dağ deliciler getirip kaleden aşağı nehirlere gelinceye kadar 1.200 kademe taş merdiven kesip kaleden suya inilir gizli su yolları yaptırmıştır ki belli değildir.

Gelecek senede yine Maanoğlu üzerine önceki gibi büyük bir ordu ile Küçük Ahmed Paşa kumandan olup Maanoğlu'nu zar zor pazu kuvvetiyle (---) (---) kalesinden çıkarıp İstanbul'a gönderdi. Sultan IV. Murad Han huzurunda kellesi kesilip oğlu (---) Beyi Harem-i hasda odasına aldı.

Ama bu Şıkıf Kalesi'nde hala insandan eser yok. Bakımlı ve şenlikli bir burcuna ve bedenine zarar isabet etmemiş beşgen şeklinde taş yapı güzel bir kaledir. Her taş fil cüssesi kadar var. Kat kat sarayları, pek çok odaları, bir camii, tahıl anbarı, cebehane [38a] odaları ve yağmur suyundan inen tatlı su için su sarnıçları var. Yapılarında asla ağaç cinsinden bir parça tahta bile yoktur. Hepsi kargir yapılardır ki henüz usta mimar elinden çıkmıştır, ama bu kalede saat gibi kurulu bir çeşit un değirmeni vardır, diller ile anlatılmaz acaip sanattır. Bu kale imar olup insanlar ile doldurulsa binde bir (seçkin) dayanıklı bir kale olurdu.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗