Silsile (Silsila)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Silsile (Silsila)
Göklere doğru yükselmiş parlak kayalı dağlardır ki insan baktıkça dehşete kapılır. Bu dağların içinde nice yüz bin mağaralar var ki sayısını ancak Allah bilir. Ad ve Semud kavmi kazıp burada kalırlarmış derler; gerçekten de Ad kavmi işidir. Ama böyle çakmak taşlı sert kayalar onlara açık imiş, sanki peynir keser gibi kesmişler, odalar, sofalar ve sedirler yapmışlar ki her bir odanın boyu ve kapılarının yüksekliği kırkar ellişer Mekke arşınıdır.
Burada acayip ve tuhaf şekiller var ki sanki canlıdır. Taştan oyulmuş çeşitli mukarnas püsüskari sanatlar ve bütün canlı olan mahluk cinslerinin acayip resimleri ve heybetli heykelleri var ki akıllar perişan olup gözler kamaşır. Her bir şekil canlı gibi bakar ve her biri bakanlara tebessüm ederler. Sözün kısası dünyanın acayiplerinden biri de bu Silsile Dağı'dır.
Bu mahalde kayalar yamacında sağlam ve dayanıklı bir kale vardır. Ve Nil'in karşısında yalçın kaya üzerinde bir kale daha vardır, Etfu Kalesi derler. Araları gayet dar yer olduğundan Nil öyle akar ki sanki şimşektir. Ve Nil'in gürültüsünden kulaklar duymaz olur. Eski zamanda bu iki kaleden birbirlerine Nil üzerine zincir çekerlermiş, hala yerleri ve çark dolapları bellidir, onun için bu kalelere Silsile Kalesi derler. Bundan yukarısına Şellalat Boğazı ve Şellal Vilayeti derler, 7 boğazdır. Bu Silsile Boğazı dar yer olduğundan yukarıda Nil ada ada olup her adada şenlikli köyler ve zamanın acayipliklerinden garip şeyler vardır. Ama bu Silsile kaleleri içinde dizdar, serdar, teberdar, asla kimse yoktur, ancak Caferi kabilesinden bir alay kavim sakinlerdir
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗