Sinan Paşa Camii
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Sinan Paşa Camii
Evvelâ bunlardan çarşı içinde donanımlı, süslü ve güzel yapı Sokollu Mehmed Paşa damadı Sinan Paşa Camii, gerçi bir kubbeli camidir, ama gayet geniş, sanatlı, mihrap ve minberi murakka gibi bir mabetgâhtır. Billur, necef ve moran camlarına âlemi aydınlatan güneşin ışıkları bu camlara vurduğunda cami nur iken nur üstüne nur olur.
Dış sofası üç adet mavi, baş aşağı, yuvarlak kubbelerdir, ama ibret verici bukalemun nakışlı kubbelerdir. Ancak avlusu dardır.
Bu cami bir uzun, yüksek, düzgün minareye sahiptir ki mimari ilmine malik olanlar olan insafla bakarsa elini ağzına götürüp "Binlerce bârekallah" deyip hayretler içinde kalır. Zira böyle bir dar uçurum yerde bu camie temel tutturup böyle bir Bilâlî minareyi inşa eylemek insanoğlunun yapacağı şey değildir.
Avlusunun çevresinde öğrenci odaları olup avlu ortasında seyre değer bir çeşit hoş havuzu var ki fıskiyeleri göklere fırlayıp tüm Hanefî musluklarından namaz kılanlar abdest yenileyip Allah'a ibadet ederler. Camiin kıble kapısının üst tarafında Karahisarî tarzı tezhipli hüsn-i hat ile bu tarih yazılmıştır:
Kılıp ihyâ Sinan Beğ öz diyarın,
Yapup bu camii kıldı hoş ihsan,
Tefekkürle çıkardım tarihini,
Güzel oldu münâsib beyt-i Rahman.
Sene 972.
Ve camiin sağ tarafında bir yüksek kubbe içinde hayrat sahibi Sinan Paşa yatmaktadır. Sokak aşırı Sinan Paşa Sarayı'na bitişik Sinan Paşa oğulları da bir türbede gömülüdürler. Bu şehrin tüm büyük hayır yapıları Sinan Paşa'nın hayratı olup baştan başa kurşunlu yapılar bu şehri tutmuştur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗