Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiSiven
BULUNAMAYAN YERLER

Siven

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Siven

Erdel hükmünde imiş, ancak Leh kralı tarafından bir gümrük emini oturur. Zira bu şehir Erdel'in Seykel diyarıyla Leh sınırı arasında Turla Nehri kenarında bağlı ve bahçeli bir yayla eteğinde İrem bağı gibi bir şehir idi, ama içinde insandan ve hayvanlardan can, cinden, bir sinek ve arı yok. Tüm sokakları satranç nakşı tarh olunmuş pâk sokakları içinde sular akıp iki tarafında salkımsöğütler ve yüksek çınarlar ile gölgelenmiş bir kâfir yurdudur. Ve şehir içinde kârgir yapı, tek katlı ve iki katlı saraylar hesaba gelmez. Her birinin bağları bahçeleri sanki İrem bağıdır ki her bir saray bir Mısır hâzinesine olmaz.

Bazı sarayın damları sarı pirinç, nicesi kalaylı teneke ve yeşil, kırmızı, sarı, al renk renk kiremitler ile örtülü mamur haneler idi. Ve ocaklarının hepsi sobalıdır ve bacalarının ağızları ejder ağzı biçiminde yüksek bacalardır.

Suyu, havası ve yapısı gayet süslü şehir idi. Osmanlı askerinin geldiğini duyup tüm kefereleri dağ, bağ ve rağlara kaçıp şehri boş bıraktıklarından dolayı biz de şehri yakıp ganimet mallarımızla 2 gün 2 gecede İslâm ordusu yerine geldik, ama askerin yerinde yeller eser.Tüm yoldaşlarımızla aklımız başımızdan gidip,

"Hay gidi serdar bizi kâfir içinde bıraktı" diye türlü türlü konuşmalar yaptık. Sonunda "Arabada malı bırakıp salt esirler ile bir tarafa çıkalım" diye karar verdik. Hakir,

"Bre gaziler şurada konan 40-50.000 asker idi. Eğer onlar bu sahradan kalktılar ise izleri kalkıp gitmedi. İzlerini arayıp bulalım, o yola düşelim. Elbette onlar ya dün ya bugün kalkmışlardır" dedim.

"Vallâhi makul" deyip Seykel Sahrası'nda biraz serseri gezdik.

Gerçekten de Osmanlı askerinin eserlerini bulduk, ama geldiğimiz yoldan ters yola gitmişler ve yol üzere henüz biraz kâfir kırıp geçmişler.

"Bre asker yakındır" diye acele ile bre bre hay deyip giderken Allah'a hamd olsun İslâm ordusunun gerisine yetişip şükür secdesi ettik, ama sarp dağlar olmak ile arabamız kaldı.

Sonunda Budinlilerden bir arabayı 4 adet Tatar yiğitler ile ortak olmak üzere yoldaş alıp bizim nakışlı ve yaldızlı arabayı boş getirdik.

O gün güney tarafa (—) saatte, (Uzun anlatım)

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗