Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiSoboçka (Subotica)
BALKANLAR & KAFKASYA

Soboçka (Subotica)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Soboçka (Subotica)

Sobotka da derler ve Soboska da yazılır, ama doğru kelimeyle, Boçkay Hersek yapmakla Soboçka derler, Sırp banlarından bir tedbirli hersek imiş. Hâlâ Sırp, Hırvat, Voynık, Latin, Bulgar ve Boşnak dilinde sesle türkü yerine okunan "Davuri Davurimo Boçkay Marko bo Soboçkay" türküsüdür. Sonra 932 [1526] tarihinde Gazi Süleyman Han fethidir. Daha sonra 1002 [1594] tarihinde Sultan III. Murad Han zamanında Macar kâfirleri ansızın bu kaleyi kuşatıp şiddetli bir savaşa tutuşurlar. Hisar içinde kuşatma altında olan ümmet-i Muhammed görseler ki bir taraftan imdat yok. Hemen bir gece fırsat bulup bütün çoluk çocuklarını da atlandırıp yola çıkmaya gücü yeteceklerden küçük, zayıf ve hastaları tamamen kendileri kırdılar. Daha sonra seher vakti kale kapılarını açıp yerleri cehennem olan kâfirler horlayıp yatarlarken Allah Allah deyip bu kadar gazi kâfirlere kılıç vurup yollar açıp Keçkemet ovalarında cenk eyleyerek nice bin kâfiri kırarak Budin Kalesi önünde Peşte Kalesi'ne çoluk çocuklarıyla gelip girdiler.

Allah'ın hikmeti meğer Soboçka Kalesi dizdarının bir iri koçu ile kaleden çıkıp kaçan askerin artlarından ayrılmayıp Başna (?) Kalesi'ne asker ile bile gelir, garip temaşadır.

Sonra kâfirler Soboçka Kalesi'ni işgal edip "Kale sahibi oldum" diye gururlanırken 1002 [1594] tarihinde Sinan Paşa Yanık gazasına giderken bu Soboçka Kalesi'ni fethedip geçip gitti. Hâlen İslâm elindedir.

Hâlâ Segedin Sancağı toprağında gümrük eminliğidir. Dizdarı ve 150 adet bahadır kulları var. Gece gündüz Orta Macar ile savaş etmektedirler. Zira Macar kralı olan Topal Palatinuş'un bu kale miras mülkü olmakla her an fırsat gözetip bu kale üzerine katana kâfirleri gönderip cenk ederler, ama Allah'ın emriyle hüsrana uğrayıp bozum olup giderler. Zira belde halkı gayet korkusuz, cesur, yiğit adamlardır.

Budin ve Eğri yeniçerileri serdarı, naibi, muhtesibi, bâcdarı, emini, haraç ağası ve mimar ağası vardır. Kalesi bir kırlıkta uçsuz bucaksız ova ortasında bulunup batı tarafı bir küçük göldür. Türlü türlü lezzetli balıkları çıkar. Soboçka Kalesi bu gölün kenarına iç kale olmuştur ki yüksek kârgir şeddadi bir küçük kaledir. İçinde kırk kadar nefer haneleri ve bir camii var, ama taşra varoşu mamur dolma rıhtım yapı palankadır. Ve 140 adet saz ve kamış ile örtülü mamur haneleri var, ama bağ ve bahçeleri çoktur.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗