Sombor
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Sombor
İsimlendirilme sebebi (—) (—)dir. Yapıcısı Alman Ungurus krallarından İstifan Kral'dır. Eski zamanlarda büyük şehir imiş. Hâlâ nice yerde yapı kalıntıları açıkta gözükür.
Daha sonra (—) tarihinde Süleyman Han vezirlerinden Pertev Paşa kâfirlerden fethetmiştir. Hâlâ kalesi Segedin Sancağı toprağında büyük bir ovanın batı tarafında dört köşe palanka yapı sağlam kaledir. İç hisarı bir kârgir kuledir. İçinde ancak dizdar hanesi var, başka şey yoktur. Bu kulenin kapısı önünde hendek aşırı Süleyman Han Camii ve hamamı var, ama küçük kiremit örtülü camidir ki bu mahal taşra kaledir. İçinde şehir evlerinden kesinlikle bir belirti yoktur. Tamamı 200 adet çarşı pazar dükkânları ile süslenmiş olup genellikle dükkânları kuyumcu dükkânlarıdır. Her gece bu kaleyi bekçiler bekleyip kapılarını kapatırlar. İçeriden bir kimse giremez.
Ancak bir kurşunlu kârgir yapı camii, kiremit örtülü hanı ve 12 adet bekçi neferi var, ama savaş sırasında 2 bin seçkin cürd atlı askeri çıkar. Ancak iki şahi topu olup hiç okka barutu yok, zira iç eldir diye siyah barutu yoktur.
Taşra varoşunun özellikleri
Bu varoş kalenin kıble tarafında bağlı, bahçeli ve şebekeli bostanlı büyük varoştur. 14 adet mescidi var. Bunlardan Pırı Paşa Camii, babası Mütedeyyin Paşa Camii. Kısacası beşinde Cuma namazı kılınır, geri kalanları mahalle mescitleridir.
Toplam 2 bin adet kiremit ile örtülü tek ve iki katlı mükellef geniş saraylar var. Bunlardan mamur ve müzeyyen biri paşa sarayı Meram Bağıdır. Bunda bir hafta kalıp meramımıza erip can sohbetleri ettik. Lâkin bu şehrin akar suları yoktur, hepsi hepsi 4 yerde âbıhayat kuyuları vardır. Ve gayet ganimet şehirdir. Hatta bir at yemi 1 kuşgözü akçeye, bir kuzu 10 akçeye, bir araba kavun ve karpuz 5 peneze satılır. Bütün reayası Macar değildir, Eflâkân keferesidir. Bu mahaller artık Macaristan'dan değildir, Baçka ve Laşka vilâyetleri sayılır.
Ve 2 medresesi vardır. Ve 2 derviş tekkesi ve 6 sıbyan mektebi vardır. Ve 2 adet gelen gidenlerin kaldığı ham ve 1 adet hamamı var, ama dükkânları bütün çarşı kalesindedir.
Bütün ayanı kibarın önde gelenlerinden biri paşadır ki nimeti zengine ve yoksula, yaşlı ve gence gece gündüz sofrası açık, nimetleri boldur. Halkı genellikle tüccar olup hepsi yine serhadli esvapları giyerler, gayet edepli gazi adamlardır. Savaş sırasında bu şehirden 2 bin yarar cürd atlı asker çıkar.
Bu hakir bir gün Mütedeyyin Paşa Camii hareminde birkaç ihtiyar ile serhad hâllerini konuşup görüşürken bir sabi oğlan birazcık oyun oynarken babası bu oğlana,
"Niçin cemaat huzurunda edepsizlik edip oynarsın?" diye oğlana bir pehlivan sillesi vurdu ki fakir oğlancık yere kapaklanıp sanki sara tutar gibi olunca hemen orada olanlar yerlerinden kalkıp,
"Bre adam, bu oğlanı niçin böyle tokatla halk arasında vurup haysiyetini yerlere serdin" dediklerinde mazlum oğlanın babası,
"Terbiye için, Allah sevgisi için dövdüm" deyip bu beyti okudu. Beyt:
Babası döğse oğlunu muhaldir
Oğul cundan durur derler meseldir
Bu benim oğlumdur döverim, severim, esirgerim, bu oğlan sizin nenizdir" denilince belde halkı,
"Senin ciğerpare evlâdın işte bizim serhaddimizin gülü ve gözümüzün nuru bir gazi yiğit olacaktır. Birkaç yıldan sonra kâfirden intikam alacaktır. Şimdiden tokat ile gözünü korkutursun, yarın da bugün de kâfirin şiştöper, balta ve külüngünden korkup kâfirle yaka yakaya olamaz mı ya! Şu serhaddimiz oğlanlarım böyle dövmeye" diye oğlanın babasını sitemli dille rezil rüsva edip oğlanın gönlünü aldılar.
Yiğitlerine riayet ve hürmet edip herkese isteklerine göre gönül alıcı davranış gösterir bir alay garip dostu hacıları çok adamlardır.
Bu şehir Eğri kulunun aklâmıdır ki bütün hassı, haracı ve pazar bâcı tamamen Eğri kulu tarafından zapt olunur. Tuna Nehri'ne bir saat iskelesi Ardud Kalesi'ne karşıdır. Ardud ise Tuna Nehri kenarında (—) tarafında büyük iskeledir. Bir sağlam ve dayanıklı kalesi var
Sombor şehri ziyaret yerlerini bildirir
Şaban Baba ziyareti sırrı aziz olsun, Hümam Dede, İmam Efendi.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗