Süleyman Han (Kanuni Sultan Süleyman) Camii
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Süleyman Han (Kanuni Sultan Süleyman) Camii
İstanbul camileri tarzı bütün kubbeleri kurşunludur. Boyu ve eni seksener ayaktır. Bir sanatlı mihrap ve minberi var ki misli meğer Sinop şehrinde ola. Bütün pencereleri çeşit çeşit camlarla süslenmiştir. Dış sofalarında sekiz mermer ve somaki sütun üzerinde yüksek kubbe vardır.
Bu camiin kıble kapısı bir kilise kapısı imiş, büyüleyici bir eser olmakla Süleyman Han, Koca Mimar Sinan izni ile bu cami-i şerife kapı etmiş, övgüsünde dil susar.
Ne mertebede güzel eser idiği şundan belli ola ki Cenâb-ı Hak yeryüzünde ne kadar meyve yaratmış ise o kapının çerçevelerinde, zıhlarında ve kemerlerinde olan ham mermerlerde resimlenmiştir, görmeye değer bir kapıdır.
Böyle çiçek ve meyve resimleri ile sanatlı kapının dört tarafı süslendiğinden kapı üzerinde camiin tarihinden bir belirti yoktur. Ancak camiin sol tarafında bir tabaka minaresi var, onun aşağı kapısı yanında cami ve minarenin tamirine tarihtir:
Hâzâ Mimaru Emîr makam
Tekabbelallâhu cemî'e'l-merâm
în nâm-râ Yusufu'l-fakîr
Ve dizdar-ı Rodos-ı bi-hakîr. Sene fî erbâ'în ve tis'a mi'e [940]
Mihrap önünde bir İrem Bağı gibi çiçekli bir bağı ve avlusunda bir abdest havuzu var. Bu da sanatlı ibretlik şeydir. Dört tarafı yaşlı çınarlarla süslenmiştir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗