Sultan Alâeddin (Alaaddin Keykubat) Cami
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Sultan Alâeddin (Alaaddin Keykubat) Cami
Şehrin batı tarafı ucunda çarşı pazar içinde kalabalık cemaate malik Sultan Alâeddin Camii, geniş bir camidir. Daha önce kurşun örtülü imiş, Celâlî Karayazıcı gelip kurşununu sekbanlara verip bu nurlu camii yakar. Daha sonra (—) Sultan Ahmed asrında Kuyucu Murad Paşa yeryüzünü Celâlî pisliğinden temizleyip bu camii tamir etmiştir. Hâlâ cami içinde 20 çam direği meydandadır. Ve 20 çam direği de camiin duvarlarına bitişik ayaktadır, toplam 40 sütundur. Direklerin üzerinde yine çam kirişler üzere sade-dil gibi nakışsız şöhretsiz tavanlardır, kârgir kubbeler değildir ve üstü kireç örtülü damdır.
Bu camiin ortası Bursa'da Ulu Cami gibi açıktır. Daha önce büyük bir havuzu varmış. Hâlâ beyaz ham mermer döşelidir.
Bu cami dört köşedir. Kıble kapısından mihraba boyu 200 ayaktır ve eni 120 ayaktır. Müezzinler mahfili camiin ortasında bir sanatlı çamdan köşktür. Mihrabı ve minberi eski tarz sade yapıdır.
Kıble kapısından 12 basamak taş merdivenle inilir. Bu kapıdan başka kapısı yoktur.
Bu kapının sağ tarafında bir kârgir düzgün minaresi var ki büyüleyici sanatlı bina imiş. Ancak Celâli yakınca bazı yerleri bozulmuş. Minarenin dış yoldan tarafında iki adam boyu yüksek yerde bu hat yazılıdır: Tarih:
“Benâ hâzihi'l-minarete'ş-şerif Murad Paşa fî evâili Rebî'ıl-âhir, sene 979"
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗