Sultan Beyazıd-ı Veli Camii
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Sultan Beyazıd-ı Veli Camii
Tamamı 11 adet mihraptır, ama bunlardan mükellef ve süslüsü Sultan Bayezid-i Velî Camii, eski mabettir. Bir bayır dibinde, bir geniş, mesiregâh, yeşillik ve kuşların cıvıldadığı yerde, bütün yapıları has kurşun ile örtülü aydınlık bir camidir, ancak 1072 tarihinde mütevellîsi bu camiin eski tarzını bozup camiin içini ve dışım yeniden başka bir tarza sokup bir şeşhane bukalemun nakışlı halkârî ibret verici tavan edip minberin sağ tarafındaki duvarını delip iki adet kemer yaparak camii daha genişletmiş. Ve taşra sofası üzere yine kubbeler yerine halkârî tavan kubbeler etmiş ki sanki her biri birer çeşit Çin kâsesi gibi nakışlı olmuş. Avlusu bir yeşillik, ortası havuzlu türlü türlü ağaçlar ile süslenmiş olup servi ve ıhlamur ağaçlarının kokuları cemaatin dimağlarını kokulandırır. Avlunun etrafı çepçevre odalar ile bezenmiştir. Minaresi o kadar ölçülü ve sanatlı değildir, ama mihrabı, minberi, mahfili ve hoş kürsüsü gayet sanatlı mihrap ve minberdir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗