Sultan Cihangir (Cihangir) Camii
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Sultan Cihangir (Cihangir) Camii
İskender-i Zülkarneyn'in Aleksandıra adlı kilisesinin yerinde Sultan Süleyman Han yapıp sevabını Cihangir'in ruhuna bağışlayıp cihan sevabını kazanmıştır. Bu cami göklere baş çekmiş yüksek bir dağın en tepesinde cihannüma bir cihangir camidir ki cihan süsüdür. Deniz kenarındaki Mehmed Ağa Camii dibindeki o dik sokaktan baş yukarı ta Cihangir Camii'ne kadar (---) yüz basamak taş merdiven ile çıkılır daracık bir yoldur ki insan gücüyle bir saatte çıkılır. Bazı kapı önlerinde nefeslenecek dinlenme yerleri vardır. Nice yiğitler bahis ile dinlenmeden çıkamamıştır. Ta bu derece bir dik yokuştur.
Hikaye: Bir kere bir, garip yiğit Salı Pazarı'nda alış-veriş ederken kızışır. Bu garip yiğit dal-kılıç olup birkaç adamı öldürdükten sonra nice adamları atı ayağı altında ezip kaçarak o merdivenli sokağa girer. Ardı sıra nice yüz adam, silahları ile sokağın ağzını tutup o garibin geri dönmesini bekleyip dururlar, zira bilirler ki, o dar yüksek merdivenli sokaktan, atlı değil Huda bilir ki darlığından kuş uçmaz. Hemen garip Allah'a sığınıp atına ökçe ile vurarak Allah'ın izniyle baş yukarı atı çıkarıp kurtulur. Aşağıda bu kadar halk şaşkın ve perişan kalırlar. İşte bu derece yüksek bir dağda dört köşe duvar üzerine dört köşe ve balıksırtı kurşun örtülü kubbedir, zira o yüksek dağın tepesinde ağır bina olması imkansızdır. Bir minaresi, tekkesi, imareti ve avlusu vardır ki yüksek çınarlarla süslüdür. İkindiden sonra bütün ahbaplar, dostlar orada toplanıp yüzgeçlik eden bütün gemileri seyrederler. Cihannüma bir camidir ki Koca Mimar Sinan yapısıdır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗