Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiSultan Hamamı
TÜRKIYE

Sultan Hamamı

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Sultan Hamamı

Görülmeye değer bir camekana ve bir orta sofaya sahiptir ki dengi meğer İstanbul'da Fatih'in Çukur Hamamı ola. Bu hamam 8 adet Kisra Kemeri gibi kemer üzerine oturtulmuş, ters çevrilmiş kâseye benzer göklere doğru uzanmış kubbeye sahiptir. Ustad mühendislerin anlattıklarına göre bu camekân kubbesi İstanbul'da Yavuz Sultan Selim Han Camii'nin kubbesi büyüklüğündedir, derler. Ve 8 adet kemerlerin arasında birer sofa ve her sofa üzerinde ikişer lüleli ikişer kurnalar vardır. Dört köşesinde dört aydınlık halveti vardır. Öyle beyaz ham mermerler ile döşenmiştir ki insanın yüz rengi bellidir. Kubbesinin ortasındaki mermer sofa bir harman büyüklüğünde bir seyredilecek nakışlı sofadır. Bir şadırvanı kubbeye fışkırıp akmaktadır. Yüksek kubbesi 300 adet necef, billur ve moran ve talk camlar ile süslüdür. Her cam şamdan sofrası büyüklüğündedir ki merhume valide kasıtlı olarak Venedik moranından getirtmiştir. Benzeri gezip gördüğümüz diyar hamamlarının birinde yoktur.

Kısacası Manisa Şehri'nin övülen yapılarından biri de bu hamamdır ki şehrin yüzü suyudur. Suyu ve havası kadar hoştur ki adam bir gün otursa sıkıntı olmayıp asla ve kata hararet vermez. Zira dört tarafının duvarlarının kerpici ve cibisi gülsuyu, safran ve lâden ile yoğrulmuştur. Duvarlarının kokusundan içinde-yıkanan insanların dimağları kokulanır. Böyle bir aydınlık hamamdır. Bundan başka hamamları iyi değildir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗