Şumnu
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Şumnu
İsimlendirilmesinin sebebi odur ki (---) tarihinde Yıldırım Han zamanında Ali adındaki vezir feth ederken çok çok zorluklar çekilip,
"Şu 'Şumnu feth olmayıp kaldı" diye nefes ettiği dem kaleden vere bayrakları belirir.
Bulgar keferesi elinden İslam eline girip İslam topraklarına katılıp ismi Şumnu kaldı, ama kimin tarafından yapıldığını bilmiyorum. Hala kalesi şehrin eteklerinde bir topraklı tepe üzerinde dörtgen şeklinden uzunlamasına yer yer yıkılmış, içi ve dışı harabeye yüz tutmuş hane ve dizdarsız boş bir kaledir, ama aşağı şehri bakımlıdır.
Süleyman Han kanunu üzere Özü eyaletinde Niğebolu sancağı hududunda subaşılıktır. Ve 300 akçe payesiyle şerif kazadır. Vefalı Emir adında bir mahkeme naibi ve bütün halk ondan memnun zamanın fazıllarından bir kadısı var idi ki denkleri arasında benzeri yok idi. Kazasında toplam (---) adet bakımlı köyleri vardır.
Müftü ve nakibi vardır. Zira seyyidleri ve seyyid taslakları oldukça çoktur. "Allah içerdekine ve dışardakine lanet etsin." hadisi [111b] lanetini kabul edip insanlara önder olmuş Kalmuk Tatarı gözlü ve İznik çinisi gibi gök gözlü yılan zehiri sözlü nursuz yüzlü haşa emirleri var. Hatta bir dava ile bir emir, Melek Ahmed Paşa huzuruna gelip aşırı derecede ağlayıp sızlayarak,
"Ceddim ruhu için bu ev benim aba ve dedelerimden kalmıştır" diye atalarına yemin edip vakıf olan haneyi,
"Miras kalmış mülkümdür" diye feryat ederek divanı kapattı. Gınayi Efendi,
"Adam sen yeni emir olmuşa benzersin. Zira tezvir (yalan) davaya yapıştın” deyince hemen,
"Behey Efendi Sultan Osman kişi Hotin seferine buradan geçerken Nakibüleşraf Gulami Efendi'den 300 kile arpa verip emir kapısına çıkıp 11 kişi şecere aldık. 11 kişiden 7 kişi kaldık. Hani benim gibi eski emir" der. Paşa,
"Ya öbür yoldaşların nerdedir. Onları nerde bulalım" diye sorunca,
"İşte bunlardır" diye beş kişi gösterir.
Beşini de ve kendini de asla söyletmeyip haps edip hanelerini basıp sahte şecerelerini getirip başlarından sarıklarını alırlar.
Vilayet halkından durumları sorulur. Onların verdikleri ifade üzerine müteseyyidlikleri (sahte seyyidlikleri) isbat olunur.
Yedişer yıllık örff vergileri vermek üzere akraba ve yakınlarıyla 47 nefer kimseye hükm olunur. Şeriat izniyle sarıkları alınıp Şer-i mübin sicillerinde reaya kayd olunurlar. Bu gibi sahte seyyidleri çok bir Şumnu şehridir. Tanrı ıslah ede.
Ve bu şehir askeri yatağı olduğundan sipah kethüdayeri, yeniçeri serdarı, muhtesibi, bacdarı ve şehir kethüdası vardır.
Şehri toplam 10 adet mahalle ve hepsi 2.000 adet bağ ve bahçeli, dört tarafı eğimli dağlar ve 20 yerde mesiregahlı yerler ortasında bakımlı ve süslü şirin kasabadır. Altlı ve üstlü kiremitli ve ekseri şindire tahta örtülü şahane ve şahnişinli (balkonlu) evlerdir. Ancak dört tarafları genellikle tahta havlılıdır. Ve tamamı 10 mihraptır.
Evvela çarşı içinde ( ---) camii ( ---) ( ---) ( ---)
................ (1 satır boş) ...............
Köprü başında bir tekkesi ve bir hanı, yakınında bir hamamı ve 300 adet dükkanları var, ama bedesteni, medresesi, darülkurrası ve darülhadisi yoktur. Ve yedi adet sağlam vakıflı sıbyan mektebi var.
Ve şehir içi gayet paktir, suyu ve havası gayet tatlıdır. Genellikle halkı marangozlardır. Hepsi çuka bürünüp tamamen beyaz şeyh abası ferace giyerler. Mün'ime (zengin ve hayırsever) hatunları ise çuka ferace giyerler.
Beğenilenlerinden; üzümü ve kavunu iyidir. Bütün halkı ehl-i tevhid, garip dostu ve kerem sahibleridir. Gelen giden yolculara nimetleri bol bol dağıtılır. ( ---) ( ---) ( ---) ( ---) ( ---) ( ---) ( ---) ( ---)
Şumnu ziyaret yerleri: (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---).
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗