Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiTabut
BULUNAMAYAN YERLER

Tabut

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Tabut

Onu görüp rahatlayıp yavaş yavaş ılık havada kâh kumsal, kâh küçük taş içinde ve yer yer mugaylan ağaçlan içinde 14 saatte,

Kudüs-i şerif sınırıdır. Ama bu mahalde asla köy ve kasabadan bir eser yoktur. Ancak bir bayır üzere bir menzilgâhtır. Lâkin dört tarafında sakin olan Urbanlar metaların getirip orduyu bolluk eder. Fırsat bulursa hacıları yağmalayıp kaçar ve dağlara gider.

Hamd olsun bu mahallerde günden güne havalar yumuşak ve ılık olup kumsal yollar ve sıcak çöller olmaya başladı. Ve bütün develerin ve diğer hayvanların yüzü gözü ışıldadı.

Bu mahalde bir akarsu vardır. Tâ Halilü'r-rahman dağlarından beri gelip batı tarafta çöl içinde kaybolur. Bütün hacılar berrak sudan içip akşama yakın bütün hayvanlarını sularken üç katar deveyi Urban vurup alınca bir gürültü koptu. Paşa derhâl beş bayrak levent tayin edip artlarından yetişip çarpışa çarpışa 6 kelle ve 3 esir alındı, develer kurtarılıp sahiplerine teslim edildi. Kelle ve esir getiren gazilere kırkar altın ve diğerlerine 3 altın verildi. Paşa esirleri söyletip,

"Ey sultan, sabahleyin gafil olman, sizi Arap vurur" diye haber verdi. Bu dilleri sarıcalar hapsine verip gece yarısı borular çalınıp yola çıkıldı. İleri giden çarkacı kolundan bir dil daha tutulup,

"Vallahi sizi Benî Zühd ve Benî Âl-i Umûr vursa gerektir, gafil olman" diye önceki dillerin diline bu dilin dili de uygun gelip derhâl paşa cebehaneyi meydana döküp bütün İslâm askeri pür-silâh oldu. 12 katar hacıları yan yana koyup tahtırevanlar iki tarafta, üç kat Türkmen hacılarını ve Acem hacılarını ortaya, Şam askeri sol tarafa, paşa askeri sağ tarafa iki kanat gibi yerleştirdi. Sekban ileri çarka ile sarıca geride dümdar ile hacılar içinde salt atlı olan pür-silâh askeri de sağa sola sıralı şekilde hazır ettiler. Kendileri iç ağaları ile askerin ortasında, üzengi üzengiye gök demire gömülmüş asker bölük bölük, dalga dalga bütün hacılar kalb huzuru ile gitti. 8 saat Osmanlı mehterhanesi güm güm ötüp dağlar taşlar gök gürültüsü gibi gürleyerek Aneze adlı mahalle yakın varıldı. Dağı ve taşı Urbanın sırık ormanı tutmuş. Bir hayli bulandılar ve çalkandılar. Ama gördüler ki bu geliş diğer hacıların gelişi gibi değil. Bilahare kararları kalmayıp kaçmaya yüz tutup karınca gibi tarumar oldular. 19 saat daha gidip,

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗